Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert

MİLAS’TA “GÖBEKLİTEPE KİTABI” TANITILACAK

MİLAS’TA “GÖBEKLİTEPE KİTABI” TANITILACAK
Bu içerik 865 kez okundu.
Advert
Haberin galerisi için tıklayın!

Yazar İsmail Metin, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Milas İlçe Başkanlığı organizasyonuyla, tarihi sil baştan yazdıran keşif olarak nitelendirilen Göbeklitepe’yi konu alan “Başlangıçların, Önceki Ve Eski Zamanların Öyküsü: Göbeklitepe” isimli kitabını Milas’ta söyleşi ile tanıtarak, imza günü düzenleyecek.

Emekli astsubay ve yazar İsmail Metin, son çalışması “Başlangıçların, Önceki Ve Eski Zamanların Öyküsü: Göbeklitepe” isimli kitabını, 11 Eylül Çarşamba günü saat 14.00’de Milas Belediyesi Aşkıdil Akarca Sahnesi’nde düzenlenecek söyleşi ve imza günü etkinliğiyle tanıtacak.

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Milas İlçe Başkanlığı organizasyonuyla düzenlenecek olan etkinlik için Milas’a gelecek olan İsmail Metin, “Göbeklitepe’nin keşfiyle günümüzden 12.000 yıl önce insanın avcı-toplayıcı olmadan yerleşik tarım ve hayvancılık yapmış olduğunun anlaşılması ezberlenen ve kanıksanan tarih anlayışını kökten değiştirdi. Arkeolog ve bilim adamlarınca insanlar tarafından inşa edilmiş ‘ilk tapınak’ olarak değerlendirilen Göbeklitepe’de yeralan yabani hayvan, T taşları ve birçok heykel, rölyef sembollerin anlamları günümüze kadar halen çözümlenememiştir. Kitabımda insanlık tarihinin Göbeklitepe’den öncesini ve sonrasını da ele alarak, somut sembol ve bilimsel verilerle eşleştirerek oldukça önemli bir önermede bulunuyorum. İnsanlık tarihinin, tüm eski medeniyetlerin Mezopotamya, Anadolu ve hatta tüm dünyayla Göbeklitepe vesilesiyle gerçekleşen ilişkisi heyecan verici sonuçlarıyla okuyucuya sunuldu.” diye konuştu.

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Milas İlçe Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Milas halkı ve Göbeklitepe’ye ilgi duyan herkes İsmail Metin’in, Başlangıçların, Önceki Ve Eski Zamanların Öyküsü: Göbeklitepe isimli kitabının imza ve söyleşi etkinliğine davet edildi. 

İSMAİL METİN

1966 yılında Ankara’da doğdu.

Küçük yaşlarında başladığı güreş sporuna Türkiye genelinde kazandığı derecelerle hem sporcu ve hem de kısa süre de olsa antrenör olarak uzun yıllar devam etti.

Ondört yaşında girdiği Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde yurdun birçok yerinde Jandarma Komando vasfıyla hem emniyet ve asayiş hem de askeri görevlerde bulundu.

Açık Öğretim Fakültesini mesleki zorunluluklar nedeniyle devam ettiremediği için üç sene sonra yüksek öğrenimini bırakmak zorunda kaldı. Daha sonra sadece memuriyet derece ve kademesi alarak maaşını artıracak bir diploma hedefinden vazgeçti. Bunun yerine Sokrates felsefesini benimseyerek kendini en mahrum durumlarda bile yetiştirip geliştirebileceği fikriyle, bilimsel ve ilimsel sınırsızlığın mantık yolunda özgürce ilerlemeyi tercih etti.

Askerlik mesleğinden malulen emekli olduktan sonra ticaret yaşamına atıldı. Askeri, polis, dağcılık ve doğa malzemeleri aksesuarlarında birçok yeni tasarım ve geliştirme projesine katkı sundu. Bu tasarım ve uygulama başarılarıyla birçok alanda ilk defa kullanılan ürünleri ülkemize kazandırdı.

Küçüklüğünden beri doğaçlama yeteneğiyle çaldığı bağlama ve diğer enstrümanlarıyla görev yaptığı illerin Halk Eğitim Merkezlerinde, Üniversite ve Okul Korolarında çalıştı. Birçok yeni söz ve besteler yaptı. 2003 yılında metal gövdeli ve bağlama sapına benzerlik taşıyan, dörttelli akort sisteminde “La Mi La La” titreşimli, tek enstrümandan mızraplı, yaylı ve çekme tekniğiyle yedi farklı enstrüman sesinin duyulabildiği, “Garip” ismini verdiği bir enstrümanı geliştirerek televizyon ve radyo programlarında tanıtımını gerçekleştirdi. Ege Üniversitesi Müzik Bölümü Öğretim Görevlilerince bu enstrüman ayrıca kayıt altına alındı.

Ticari yaşamı devam ederken ve özellikle de bittikten sonra eserlerinden oluşan album çalışmalarını gerçekleştirdi. Televizyon ve radio programlarına davetedildi. Yurt  içinde ve yurt  dışında birçok dinleti ve konserlerde eserlerini seslendirdi. Eserlerinin bazıları birçok sanatçı tarafından da albümlerinde söylendi. Bazı albümlerde müzik yönetmeni olarak da bulundu.

Genel olarak tasavvuf ile ifade edilebilecek bir yolculuğu bilinen tüm ayrılık sebeplerinin üzerinde yaşamayı içselleştirmiştir. Sevgi ve bilgi birlikteliğinin bireysel ve toplumsal tüm ayrılık yaralarını saracağına gönülden inanmaktadır. Bu sebeple siyasetten uzak kalmanın önemine de gönülden inanmıştır.

Uzun yıllardır Avustralya Melbourne’de yaşamaktadır. Melbourne’de hem kurduğu ve hem de yöneticiliğini yaptığı Yunus Emre Kültür Sanat ve Eğitim Merkezinde gerçekleştirdiği sayısız kültürel ve sanatsal faaliyetlerle toplumları sevgi ve bilgi ortak paydasında buluşturdu. Seminer, konferans ve kültürlerarası tanıtımlar gerçekleştirdi. Türk toplumu üyelerinden oluşturduğu “Yunus Emre Türk Halk Müziği Korosu”nun şefliğini yaparak birçok festival, tanıtım, yaşlılara, hastalara moral desteği ve özel günlerde konserler gerçekleştirdi. Avustralya’da ilk defa ”Yunus Emre Ödülleri”ni anketle belirleyerek bu organizasyonuyla yurt dışındaki bilim insanlarına, sanatçılarına, toplumsal başarı elde eden kişi ve kuruluşlara takdir ödüllerini ulaştırdı.

Melbourne’de yaşamına devam eden Devlet Sanatçısı ve Heykeltıraş Mehmet TAŞBAŞI ile tanışmasından sonra ahşap heykel ve rölyef çalışmalarına başladı. Bu konuda “işitsel/görsel zekâ” konusuyla “mistik öyküler ve kavramsal teoloji”yi soyut çalışmalarında buluşturdu. Kutsal metinlerdeki işitsel/görsel zekânın ortak görsellerini dünyada ilk olarak sanatsal ortamda tanıttı. Ahşap rölyef tablolar, heykeller, çekiçler konulu sergiler açtı.

Kendi sayfasında uzun yıllardır makaleler, öyküler ve şiirsel yazılarıyla topluma olan hizmetini devam ettirmektedir.

Kuranı Kerim konusunda yaptığı bilimsel tanımlı eserleri mevcuttur. Yine konuyla ilgili “dünyada ilk tespitler” olma özelliği taşıyan bu keşiflerini kitaplaştırarak yayına hazırlamıştır.

Evli ve Elif Ezgi, Gülbige, Gülis isimli üç kız çocuğu babası olarak Melbourne’de yaşamını devam ettirmektedir.

Öykü, makale, şiir ve rubailer, keşifler ve felsefe konularıyla ilgili okuyucuyla buluşmayı bekleyen eserleri mevcuttur.

Şimdiye kadar yayınlanmış olan eserleri :

Hasret Dediler Koydular Adımı (Şiirler, 1991)

Derdimend Nefesler (Şiirler, 2001)

Derdimend Nefesler 1 (Müzik Albümü, 2003) (Derdimend Nefesler 2. Albümü 2005, 3. Albümü 2006 yılında kayıtları tamamlanmıştır)

Derdimend Nefesler Enstrümante lDoğaçlamalar (Müzik Albümü, 2005)

Derdimend Rubailer (Enstrümantel Şiir Albümü, 2005)

Garip Denemeleri (Enstrümantel, 2005)

Kuranı Kerim’in İlahi Korunuş Tasarımı 28 Mucizesi (Araştırma, 2006)

Yusufu Aşk (Yusuf Suresinin Açılımı, 2010)

Heykel Sergisi (Melbourne, 2016)

Rölyef ve Heykel Sergisi (Melbourne, 2017)

Rölyef ve Heykel Sergisi (Melbourne, 2018)

Çekiçler Konulu Heykel Sergisi (Melbourne, 2019)

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500