Advert
Advert
Advert

LİMANIN GENİŞLETİLMESİNE TEPKİLER SÜRÜYOR…

LİMANIN GENİŞLETİLMESİNE TEPKİLER SÜRÜYOR…
Bu içerik 1643 kez okundu.
Advert
Haberin galerisi için tıklayın!

Güllük Limanı’nın genişletilmesiyle ilgili halkın da katılımıyla ÇED raporu hazırlık toplantısı düzenlendi... Toplantıya katılan vatandaşlar, limanın çevreye ve doğaya vereceği zararları dile getirdiler…

Gülllük Limanı’nın genişletilmesi ilk olarak 2015 yılında gündeme gelmiş, Milas Kent Konseyi’nin başvurusu ile durdurulan proje, revize edilerek geçen Mayıs ayında yine görücüye çıkmıştı. 11 Nisan 2019 Perşembe günü Güllük Belediye Evlendirme Salonu’nda düzenlenen ÇED raporu hazırlık toplantısına katılan Güllük halkı, limana ve genişletilmesine ilişkin tepkilerini ortaya koydu. Toplantıda 20-30 yıldır Güllük’te yaşayanların ağırlıklı olduğu, yerlilerinden çok az sayıda katılımcı bulunduğu gözlendi.

Toplantı başlamadan ellerinde pankartlarla, hep bir ağızdan eryaman escort itirazlarını dile getiren katılımcıları, Serdar Mühendislik Yetkilisi Eyüp Kaya, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, ÇED ve Çevre İzinleri Şube Müdürü Bekir Erdoğan sakinleştirdi. Yeni projeyi ve ÇED raporunu hazırlayacak olan Serdar Mühendislik çalışanlarından Hatice Yüksel, yaptığı sunumunda, önce limanın Güllük içinden, Manastır Burnu’na taşınma sürecini anlattı. Liman’ın yerinin Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğunu ve imzalanan sözleşmeyle Liman İşletme Şirketi’ne 23 yıllığına kiralandığını anımsatan Yüksel, özetle şunları söyledi: “2015’de tepki alan projeden vazgeçilip, yeni bir proje hazırlandı. Mevcut iskelenin mevcut ikili kırık yapısından kaynaklanan sakıncaları ortadan kaldırmak amacıyla, bu iskelenin uzatılması yerine; 75 metre kuzeyine yeni bir iskele yapılacak. (Şimdiki iskele 20 metre genişliğinde ve 131 metre uzunluğunda. Yeni iskelenin 40 metre eninde, 502 metre uzunluğunda yapılması planlanıyor. ) Yeni limanda bir defada keçiören escort/a> 100 bin ton yükleme yapılabilecek. İskele kazıklı olacak. Karada da mevcut beton zemin kaydığı için, kazıklarla sincan escort desteklenecek. Dolgu yapılmayacak. Gemiler daha açıktan iskeleye yanaşabilecek. Maden depolama alanı limanın arka tarafına taşınacak. Aydın - Çine – Güllük demiryolu projesinin en kısa zamanda tamamlanması planlanıyor. Böylece, karayolu trafiğinin hafifletilmesi hedefleniyor. Ayrıca, zeytinliğe, kuş ve fok populasyonuna etkisi olmayak, biyo –çeşitliliğe etkisi az olacak” dedi.

Yapılan sunum sonrası katılımcılara söz verildi ve soruları yanıtlandı. Sorular ve söylenenler, kişi adlarıyla şirket yetkililerince kayıt altına alınırken, toplantıya katılanların bazıları da cep telefonuyla çekim yaptı.

Orjan Sitesi Yöneticisi Kemal Kisirlioğlu, Güllük’ü ilgilendiren önemli bir konuda, Milas’taki yerel gazeteler yerine, niçin Muğla’daki bir yerel gazeteye ilan verildiğini sordu. “Güllük halkının haberi olmasın, toplantı iptal edilsin diye mi böyle yapıldı?” diyen Kisirlioğlu; “Stok sahasının tozu toprağı ne olacak? Bununla ve gürültüyle ilgili ne gibi önlemler alınacak?” diye sordu.

Şirket yetkilisi Kaya, ilanı kendilerinin vermediğini, Tarım İl Müdürlüğü önceki projede çayır merası bitkisine zarar verildiği için projeden vazgeçilmesini istediğini, şimdi ise dolgu yapılmayacağını söyledi. Demiryolu taşımacılığının, araç trafiğini ve tozu azaltacağını sözlerine ekledi.

Emekli Akademisyen ve habermilas köşe yazarı Adnan Erkuş ise, 2013’de TÜBİTAK ve akademisyenlerin hazırladığı raporu (Güllük Körfezi Bakteriyolojisi) örnek göstererek; “Rapora göre kirlilik gittikçe artıyor. Burada balıkçılık yapılıyor, insanlar yüzüyor… Sirkülasyonu bozduğunuz zaman, burada canlı çeşitliliği olumsuz etkilenir. Limanın yeri değişince, kirlilik değişmiyor… 50 Grostonluk gemiler yerine, 100 grostonluk gemiler gelecek, onların vereceği zarar da artacak. Bu limanın Güllük’e, Milas’a yararı yok. Yeri yanlış. Haklı enayi yerine koymayın. Buranın sahibi Güllüklüler. Biz kamuyuz! Üstelik doğru düzgün gelir getirmeyen ak maden (feldspat) tozunu Güllüklüler çekiyor. Böyle ÇED raporu olmaz. Bilimsel destek sunmayan, afaki bir rapor. Çevre Mühendisleri Odası yetkililerinin bulunduğu bir ekip tarafından bilimsel rapor hazırlanmalı. Projenin iptalini ve mevcut limanın taşınmasını istiyoruz” dedi.

Amaç, çevreye zararı minimize etmek...

Serdar Mühendislik Yetkilisi Eyüp Kaya, yaptıkları sunumun ÇED raporu olmadığını açıklayarak; “Biz sizden ve kamu kurumundan gelecek görüşlere göre ÇED raporu hazırlayacağız… Ege ve Ankara Üniversitesi’nden görüş aldık. Projeyi Muğla Üniversitesi’nden gelecek temsilcilerin gözetiminde uygulayalım dedik… Bakanlık onayı sonrası, proje 10 gün askıda kalacak. İtiraz hakkı var… Yer seçimi bizim sorumluluğumuzda değil. Mevcut limanın çevreye zararını minimize etmeyi amaçladık.

Orjan’da limanı gören evi bulunduğunu belirterek söz alan Kemal Uzun, “Her gün limanın gürültüsünü ve tozunu çekiyorum. Mevcut limanın işleyişi insana, doğaya saygılı hale getirilmeli. Açıkta yükleme yapılmamalı… Stok sahaları limanın arkasına taşınması, bizce gözden uzaklaştırma anlamına geliyor. Bu alanların üzeri kapalı olmalı” derken, Milas Kent Konseyi adına söz alan Meliha Tekin de gürültüsü ve tozu yüzünden Güllük yerine Boğaziçi’nde yaşamayı tercih ettiğini söyledi. Güllük Dalyanı’nın asla zarar görmemesi gerektiğini vurgulayan Tekin, “Bu konuda bir çalışma yaptınız mı? Yılın 12 ayı izlenmesi gereken bir olay. Sözünü ettiğiniz üniversiteler kaç aylık çalışma yaptı? Amacımız, bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek. Dalyan yok olursa, ekosistem, çevre, dünya etkilenecek… Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi de çalışmaya dahil edilmeli” dedi.

Limanı taşımak, yenisini yapmak...

Gazeteci ve demokratik kitle örgütü yöneticisi sıfatıyla söz alan Gülçin Erşen, yıllarca süren İzmir Körfezi temizleme çalışmaları sırasında Bostanlı Balıkçı barınağı tarafındaki mendireğin sirkülasyonu önlemesi nedeniyle yaşanan sıkıntıyı anımsattı. Ardından, geçen yaz gittiği Saros Körfezi’nin Yayla sahili kesiminde yapılan mendirek nedeniyle, kilometrelerce kumsalın yok olduğunu, denizin evlerin duvarına dayandığını, deniz kıyısında evi olanların, deniz tarafına istinat duvarı yaptığını anlatarak, Güllük Körfezi’ne yapılacak daha uzun bir limanın etkisinin hesaplanıp hesaplanmadığını sordu.

Önce deniz hareketleri ve akıntı yönü konusunda (oşinografi) çalışmalar yapıldığını söyleyen Kaya, iskelenin deniz seviyesinden en az 2 metre yükseğe çıkacak kazıkların 4 -5 metre aralıklarla çakılmak suretiyle yapılacağını belirtti. İzmir Limanı’nın genişletildiğini, ama Körfez’in hala temiz olduğunu, Çandarlı’ya taşınmasından vazgeçildiğini de sözlerine ekledi.

Gezi teknesi kaptanı Mehmet Dönmez, Güllük Körfezi’nin en derin yerinin 25 metre, limanın bulunduğu yerin 13 metre derinliğinde olduğunu kaydetti. Dünyanın hiçbir yerinde dalyan ağzına ve körfez çıkışına liman yapılmadığını belirten Dönmez, limanın Alagün koyuna taşınması gerektiğini, orada yerleşim bulunmadığını ve projesinin hazır olduğunu söyledi. Dönmez, diğer birkaç katılımcı gibi; işlenmeden satışı fazla gelir getirmeyen, feldspat madeninin kanserojen olduğunu, buradan çıkarılıp, taşınıp, satılmasını istemediklerini ifade etti.

Tartışmalar, liman dışındaki başka çevresel sorunlara, özelikle su ve arıtmaya da değinerek, dallanıp budaklandı. Katılımcıların çoğu, Güllük’te liman istemediklerini, olacaksa da çevreye, doğaya, insana zararının en aza indirilmesine vurgu yaparken; şirket yetkilisi, mevcut durumda genel maliyeti ve çevresel zararı en aza indirmeyi hedeflediklerinin ve aslında yöreye birden fazla liman gerektiğinin altını çizdiler.

Haber: Gülçin Erşen

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Faik Binici     2019-04-13 Kent Konseyi Mahalle Meclisi Gönüllüsü olarak toplantıya katıldım.Saat 12.00 de haberdar olabildim.Katlılanlar da benim gibi geç duyum aldılar.Bir çok kişinin haberi olmadı.Liman Güllük 'e hatta Milas 'a çok getirisi olmamakta ancak körfezi ve çevresini kirletmekte ,hastalıklar getirmektedir.Kanser vakaları artmakta,denizde ve dalyanda yaşam azalmaktadır.Limanın büyümesi sorunları arttırır.