Advert
Advert
Advert

15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNİ SAYGIYLA ANDILAR…

15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNİ SAYGIYLA ANDILAR…
Bu içerik 682 kez okundu.
Advert
Haberin galerisi için tıklayın!

15 Temmuz hain darbe girişiminin 2. yılında Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, AK Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete, CHP Muğla İl Başkanı Adem Zeybekoğlu ve Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından yazılı açıklama yapılarak şehitleri saygı ve şükran ile andılar.

Başkan Gürün 15 Temmuz Şehitlerini Saygıyla Andı…  

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün 15 Temmuz hain darbe girişiminin 2. yılında yitirdiğimiz şehitlerimizi saygı ve şükranla andı ve ülkemizin Atatürk’ün açtığı yolda ilerlediği sürece bu tür hainliklerle karşılaşmayacağını belirtti. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün; “Türkiye Cumhuriyeti Kuvayi Milliye ruhuyla, tüm dünyanın örnek aldığı büyük asker, devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde özgürlüğüne düşkün Türk Milleti tarafından kurulmuştur. Dünya coğrafyasının göz bebeği Türkiye Atatürk ilke ve devrimleri ile çağdaş medeniyetler seviyesine kısa sürede ulaşmış ve diğer ülkelere örnek olmuştur. O günlerden bugünlere Türk Milleti’nin birliğini ve beraberliğini bozmak isteyen iç ve dış parazitler ülkemizi yönetenlerden de güç alarak ne yazık ki 15 Temmuz darbe girişimi sürecine ülkemizi getirmiştir. Devletin en önemli kurum ve kadrolarına yerleştirilen hain FETÖ terör örgütü mensuplarının darbe girişimi nedeni ile 249 vatandaşımız şehit olmuş, çok sayıda vatandaşımız da yaralanmıştır. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” anlayışı ile 15 Temmuz darbe girişimini püskürten ve özgürlüğüne, demokrasisine, Cumhuriyeti’ne sahip çıkan halkımız hainlere en güzel cevabı vermiştir. Atatürk’ün şu sözü asla unutulmamalıdır; “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır.” Bu duygu ve düşüncelerle 15 Temmuz’da şehit olan vatandaşlarımızı bir kez daha Saygı ve rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum” dedi.

Başkan Mete, Muğlalıları 15 Temmuz Şehitleri Anma, Demokrasi Ve Milli Birlik Günü Programına Davet Etti…

AK Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete, 15 Temmuz Şehitleri Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla mesaj yayımladığı mesajında; “Başkan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere; dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, hükümet, meclis ve milletin bütünleşerek tarihte eşi benzeri olmayan bir kahramanlık göstermişlerdir. Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın duruşu ve milletimizin iradesiyle, kanlı bir darbe engellendi, suikast boşa çıkarıldı” dedi.

Mete, 15 Temmuz gecesi vatandaşların Marmaris’te Başkan Erdoğan’ın konakladığı otelin önünde suikastçı hainlerin silahlarına karşı adeta etten duvar ördüğünü belirterek, “Her zorluğu, her engeli milletimizin kararlı duruşu sayesinde aştık. 15 Temmuz hain darbe kalkışması sırasında şehit olmak için meydanlara koşan aziz milletimiz canlarını hiçe sayarak hainlerin kullandıkları tanklara tüfeklere karşı göğsünü siper etti. Günlerce devam eden demokrasi nöbetlerimizde sabahlara kadar demokrasi için, birliğimiz için milletimizle birlikte meydanlarda bekledik” şeklinde konuştu.

15 Temmuz gecesi milletin hainlere karşı birleşerek bir kahramanlık destanı yazdığını söyleyen Mete, o gece bütün dünyanın milletimizin asla diz çökmeyeceğini ve boyun eğmeyeceğini bir kez daha anladığını, 15 Temmuz gibi işgal girişimlerine asla fırsat vermeyeceklerini dile getirdi.

Bu coğrafyanın şehitlerimizin kanıyla sulanarak bize emanet edildiğini kaydeden Mete, şöyle konuştu: “Bizler de bu kutsal mirası, bu mukaddes toprakları İnşallah bizden sonraki nesillere daha güçlü bir şekilde teslim etmeye kararlıyız. 15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız. Muğlamızın tüm ilçelerinde 15 Temmuz günü demokrasi nöbetlerinin tutulduğu meydanlarda anma programı düzenlenecek. Ben bütün hemşehrilerimi 15 Temmuz zaferinin ikinci yılında düzenlenecek bu programlarımıza davet ediyorum. Bu vesileyle 15 Temmuz ve vatanımız için canını feda eden bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi minnetle anıyorum.”

AK Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete, 15 Temmuz hain darbe kalkışması sırasında milletin şehit olmak için meydanlara koştuğunu vurgulayarak, “Aziz milletimiz canlarını hiçe sayarak hainlerin kullandıkları tanklara tüfeklere karşı göğsünü siper etti” dedi. Başkan Mete, Muğlalıları 15 Temmuz zaferinin ikinci yılında tüm Türkiye’de olduğu gibi Muğla’nın her ilçesinde düzenlenecek anma programlarına davet etti.

CHP Muğla İl Başkanı Adem Zeybekoğlu ise mesajında şu ifadelere yer verdi;

“15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden iki yıl geçti. Demokrasiye ve milli iradeye yönelik bu hain kalkışma ve arkasındaki FETÖ terör örgütünü lanetliyoruz. 15 Temmuz 2016 gecesinde yaptığımız gibi halk egemenliğine ve Türkiye 'nin demokratik birikimine sahip çıkma azmindeyiz.

Darbe girişimine karşı Milletimiz, Gazi Meclis ve siyaset kurumu ortak bir direniş sergilemiş, girişim boşa çıkarılmıştır. Ancak bu kararlı duruş ne yazık ki güçlü bir demokrasi kurma fırsatına dönüştürülememiş, sonraki süreçte TBMM 'yi devre dışı bırakan bir OHAL rejimi yerleştirilmiştir. Aradan 2 yıl geçmiş olmasına rağmen darbenin siyasi ayağının çıkarılmasına dönük esaslı bir adım da atılmamıştır.

Askeri ya da sivil her türlü darbeye karşı duruşumuz devam edecektir. Güçlü ve müreffeh bir Türkiye yaratmanın yolu, Cumhuriyetin kuruluş ilkelerine bağlı, kuvvetler ayrılığına dayalı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti esaslarına sarılmaktan geçiyor.

Tek güvencemiz ve umudumuz yine milletimizin azim ve kararlılığıdır. Demokrasiye ve halk egemenliğine olan inancımızla 15 Temmuz hain darbe girişimini lanetlerken, darbeye karşı canını vererek şehit olan evlatlarımızı rahmetle anar, gazilerimize sağlık ve esenlikler dileriz.”

15 Temmuz “Hükümet Darbesi” Değil, Cumhuriyete Saldırıdır…

Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından yapılan açıklama ise şöyle;

15 Temmuz “Hükümet Darbesi” değil, cumhuriyete saldırıdır.

 15 Temmuz 2016 gecesi yaşadığımız ABD destekli FETÖ darbe girişiminin üzerinden iki yıl geçti. Darbe girişimi sonrası açılan yüzlerce dava, kamudan atılan yüz bini aşkın memura rağmen henüz darbe girişiminin perde arkası aralanamadı. Darbenin siyasi ayağı ise neredeyse dokunulmaz olarak kaldı.

Siyasal iktidar mağduriyet üzerinden oy devşirme hesapları ile olayın bir “hükümet darbesi” girişimi olduğunu söylese de darbe girişiminin hedeflerine bakıldığında gerçek hedefin laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti olduğu bütün çıplaklığı ile ortada duruyor.

Darbe girişimi bastırıldıktan sonra yapılan tasfiyeler, darbecilerin Cumhuriyetin temel kurumlarına nasıl sızdığını açıkça gösteriyor. TSK bünyesinden temizlenen 35 bin civarında asker, polis teşkilatından bunun yarısına yakın üst düzey polis, içlerinde HSYK üyesi, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay üyesi beş bine yakın hakim  savcı, onlarca vali, kaymakam, binlerce öğretmen, imam ve kamu görevlisi hep Cumhuriyetimizin temel kurumlarında yuvalanmıştı. Bu kurumlardan tasfiye edilenler siyasal iktidarın darbeci cemaate “ne istediler de vermedik” diyerek yerleştirdiği unsurlar.

Darbe girişiminin esas hedefinin hükümet değil, Cumhuriyet kurumları olduğunun esas göstergesi ise darbe girişimi sonrası kapatılan kurumların önemli bir kısmının siyasal iktidarın önceden beri hedefinde olan kurumlar olması. Darbe girişiminden hemen sonra Türk Silahlı Kuvvetlerine kaynak sağlayan askeri liseler başta olmak üzere diğer okulların ve GATA’nın kapatılmış olması ilginçtir.

Yine darbe girişiminin üzerinden altı ay geçmeden Türkiye Cumhuriyetini kuran Gazi TBMM’yi devre dışı bırakıp işlevsizleştiren, hükümet sistemini kaldıran, yasama, yürütme ve yargı erkini tek adam emrinde toplayan Başkanlık Anayasasının dayatılması ve 24 Haziran 2018 seçimleri ile fiilen tek adam yönetimine geçilmesi tesadüf değildir.

15 Temmuz darbe girişiminde gözlerden kaçırılan en önemli konu ise darbe girişiminin ardındaki emperyalist merkezler, özellikle ABD emperyalizmi ve NATO’dur. Darbenin lideri olarak bilinen Fethullah Gülen’in 20 yıla yakın süredir ABD’de tam bir koruma altında yerleşik olması, darbe girişimi öncesi uygulayıcıların ABD ile Türkiye arasında mekik dokuması, darbe girişimi süresince girişime katılan savaş uçaklarının İncirlik üssünden kalkan tanker uçaklardan yakıt ikmali yapması, darbenin başarısızlığa uğraması sonrası tarihimizde hiç olmadık ölçüde subay ve resmi görevlinin NATO ülkelerine iltica talebi ve bu taleplerin kabul görmesi darbenin dış ve esas ayağını apaçık göstermektedir.

16 yıl önce iş başına gelen siyasal iktidar, uzun yıllar Cumhuriyetin en önemli kurum ve kadrolarını Feto ve benzer tarikat ve cemaatlerle paylaşmış, kendilerine engel olabilecek en önemli kurumları “kumpas” davaları ile bertaraf etmiş, 12 Eylül 2010 anayasa değişikliği ile yargıyı tamamen ele geçirmiş, ÖSYM ile sınav sistemini ele geçirerek devlete egemen olmuştur. Ne varkiFeto’cu örgüt tek başına iktidar olmak üzere darbe girişiminde bulunmuş ancak başaramamış, darbe girişimi, yok edilmek istenen Türk Silahlı Kuvvetlerinin Cumhuriyete bağlı subayları ve “kumpas” davaları ile ordudan atılan yurtseverlerin üstün gayretleri sonucu bertaraf edilmiştir.

Yöneticileri darbecilerin ölüm listesinde yer alan Atatürkçü Düşünce Derneği, daha ilk andan itibaren “Türkiye Muz Cumhuriyeti Olmayacak” diyerek bu darbe girişiminin karşısında durmuş, sadece bu girişime karşı olmakla yetinmeyerek daha sonra Cumhuriyet’e karşı her girişime de kararlılıkla karşı durmuş, durmaya da devam edecektir.

Bu 16 yılsonunda Cumhuriyet’in pek çok kalesini kaybettik.  Ancak Cumhuriyet bir devrimdir. Devrim başlamıştır, şüphesiz kesintilere uğrasada, sürecek ve sonuçta mutlaka kazanacaktır.

Nehirler geriye akmaz, tarihin akışı hep aydınlığa, ileriye dönüktür. Sonunda Cumhuriyet kazanacaktır. Bu inançla mücadelemizi eksiksiz sürdüreceğiz.

Yaşasın Bağımsız, Demokratik, Laik Türkiye Cumhuriyeti.”

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500