Advert
Advert
Advert

ÜSTÜNDAĞ, GÖKOVA İÇİN MECLİS ARAŞTIRMASI İSTEDİ…

ÜSTÜNDAĞ, GÖKOVA İÇİN MECLİS ARAŞTIRMASI İSTEDİ…
Bu içerik 489 kez okundu.
Advert
Haberin galerisi için tıklayın!

Muğla Milletvekili Av. Akın Üstündağ, Türkiye Büyük Milet Meclisi’ne Gökova Körfezi’nin imara açılması ile ilgili olarak Meclis Araştırması açılmasını istedi. Daha önce Ekolojik Temelli Doğal Sit çalışmasını bilimsel amaçla değil, Muğla’nın ranta teslim edilesi amacıyla yapıldığını belirten Üstündağ, projenin iptalini istemişti. Ancak, 16 Mart 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan kararname ile projenin Gökova paftası, Bakanlar Kurulunca onaylanmıştı. Üstündağ, daha önce de bir basın toplantısı düzenleyerek, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin  de istifa etmesini istemişti.

Muğla Milletvekili Akın Üstündağ, Muğla ve ülke kamuoyunda büyük tepkilere yol açan karar için açılmasını istediği Meclis Araştırmasında, Ekolojik Temelli sözde bilimsel proje ile Doğal SİT alanlarının büyük ölçüde kaldırıldığını veya SİT derecelerinin düşürüldüğünü, bunun da Muğla’nın kıyı şeridinin betonlaşarak talan edileceği anlamına geleceğini, ayrıca son aylarda sahillerin kiraya verilerek ihale şartnamelerinde yapılaşmaya da imkan verildiğini söyleyerek, Meclis Araştırması açılmasını istedi.

İKTİDAR MUĞLALILARI KANDIRDI…

Üstündağ, meclis araştırması ile ilgili olarak şunları söyledi: “Muğla kıyıları ve doğal güzellikleriyle dünyanın gözdesi olan bir coğrafya, ama maalesef bu güzellikler iktidarın saldırısı altında. Muğla’daki kıyım Gökova Körfezi’nin yapılaşmaya açılmasıyla had safhaya ulaşmıştır. Halbuki Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Dalyan’da sit projelerinin Muğlalılara sorulmadan kaldırılmayacağına dair söz vermişti. Ama sözünde durmadı. Muğla halkı iktidar tarafından kandırılmıştır.”

PROJENİN İÇİNDE KAÇAK YAZLIK SARAY DA VAR...

Üstündağ, “Kimsenin göremediği bilimsel raporlara dayanılarak Muğla’da 12.562 hektar alan doğal sit statüsünden çıkarılmış, 75258 hektar alanda ise sit statüsü azaltılması amaçlanmaktadır ve bunun ilk adımını Gökova Körfezini imara açarak atmışlardır. Gökova Körfezindeki doğal sit alanları neredeyse üçte bire indirildi. Gökova körfezi bu yapılaşma baskısını kaldıramaz. 1. Derece Doğal SİT statüsünden çıkarılan yerler arasında Cumhurbaşkanlığı Yazlık Sarayı da var.  Bu kadar acele etmelerinin sebebi de bu Yazlık Saraydır. Yani minareyi kılıfına uydurmuşlar.

Bir süredir Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, il genelinde doğal sit alanlarının koruma derecelerini düşüren ve kaldıran, imara açma projesi ile Muğla kıyıları ve doğal alanları tehdit altına girdi. Muğla halkı bu projeye son derece kızgın ve Muğla halkı ayağa kalmış durumda.

Nitekim yanımızda, Muğla’nın çeşitli çevre dernekleri, sivil toplum örgütleri ve kent konsey temsilcileri var.

1479 km kıyı uzunluğuna sahip Muğla’nın, kıyılarını, sulak alanlarını ormanlarını, ekolojik ve ekosistemi yok edecek, kıyılarının betonlaşmasına yol açacak bu proje, Muğla’yı talan etme projesidir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Muğla doğal sit alanlarının durumunun yerinde tespiti amacıyla, 29.09. 2013 tarihinde bir ihale yapmış ve yapılan 3 aylık çalışma sonucunda,  29.12.2013 tarihinde Muğla’da, doğal sit statünden çıkarılacak bir alan olmadığı belirlenmiş ve rapora bağlanmıştır.

Kediye Ciğer Emanet Etmişler- Gayrimenkul Yatırım Şirketine Doğal Sit Projesini Teslim Etmişler…

Her ne hikmetse,  bu raporla yetinmeyen bakanlık “Muğla doğal sit alanlarının ekolojik temelli bilimsel araştırma projesi” diye bir yıkım projesi ortaya çıkarmış ve bu proje ile ilgili olarak 24.08.2014 tarihinde, bir ihale gerçekleştirmiş,  bir gayrimenkul yatırım şirketine, işi ihale etmiştir. Yani ciğeri, kediye emanet etmiştir.

Halbuki, ihale konusu iş bir bilimsel inceleme-araştırma işidir. Bu niteliğiyle de, mühendislik-mimarlık alanını ilgilendiren bir iştir. Bu özelliği gereği, genel ihale usulü ile değil, belli istekliler arasında ihale usulü ile ihale yapılarak iki aşamalı, isteklilerin ön yeterlilik değerlendirmesinden geçerek, mesleki ve teknik yeterliliklerinin tespit edilmesini gerektiren bir ihale yöntemi uygulanması gerekirdi. Yapılan bu yanlış tanımlamadan dolayı, doğal sit gibi son derece önemli bir konu, bir gayrimenkul yatırım şirketine teslim edilmiştir.

Gayrimenkul yatırım şirketine hazırlatılan sözde bilimsel rapor, hala ortada yoktur, Muğla’da hiçbir kimsenin, belediyenin sivil toplum kuruluşunun veya mesleki kuruluşun elinde bu rapor yoktur.

Kimsenin göremediği bu bilimsel rapora dayanarak, Muğla’da 12.562 hektar alan doğal sit statüsünden çıkarılmış, 75258 hektar alanda ise sit statüsü azaltılmıştır.

Projenin İçinde Kaçak Yazlık Saray Da Var…

Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne gönderilen harita ve ekleri ile görüş istenmiş, 10.11.2016 tarihindeki meclis toplantısında çalışmaya itiraz edilmiş, ancak bu karar  beklenmeden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı Muğla Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonu 01.11.2016 tarihinde tescil kararı almıştır. Bu tescil kararı kamuoyundan gizlenerek itiraz hakkı dahi verilmeden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanmıştır. Yani yangından mal kaçırır gibi proje onaylanmıştır. Acaba bu telaşın nedeni şu anda mecliste yasalaşmak için bekleyen “tabiatı ve biyolojik çeşitliliği koruma yasa tasarısı”  olmasın.

Üstelik sadece Gökova paftasının onaylanması için neden acele edildi. Kaçak Yazlık Saray’ın da bu paftada olmasından mı acele edildi.

Komisyon Eliyle Talan Yapılıyor…

Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun yedi üyesinden dördü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kadrolu çalışanıdır ve Ankara’da görevlidirler. Raporu onaylamak için Muğla’ya gönderilmişlerdir. Komisyonun başkanı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdür Yardımcısıdır. Komisyonun Başkan Yardımcısı ise Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Tabiat Varlıkları Şube Müdürüdür. Komisyonun üyelerinden biri Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün Yatırımlar Şube Müdürüdür. Sözde bilimsel rapor hakkında karar alan da onaylayan da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Yani kendileri çalmışlar, kendileri oynamışlar. Bakanlık Muğla’ya bir karabasan gibi çökmüştür.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü, Muğla’daki Özel Çevre Koruma (ÖÇK) alanları ile ilgili ayrıca, yeni bir çalışma başlatmıştır.  Ekolojik temelli doğal sit çalışması ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından yapılmıştır. Aynı bakanlığın iki genel müdürlüğünün, diğer müdürlüğün aynı yerde yaptığı veya yapacağı çalışmadan haberi yoktur. Bu da iktidarın ne kadar savruk bir durumda olduğunu gösteriyor.

Uluslararası Sözleşmelere Aykırılık Var…

Burada, Uluslararası sözleşmelere aykırı olan bir çalışma da söz konusudur. Çalışma yapılan alan 1988 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilmiş Gökova Özel Çevre Koruma bölgesidir. Söz konusu koruma statüsü, “Akdenizin deniz çevresinin ve kıyı alanlarının korunması (barcelona) sözleşmesi”ne ve bu sözleşmeye dayanarak hazırlanmış Akdeniz’de özel koruma alanları ve biyolojik çeşitliliğe ilişkin protokol” “Akdeniz’de özel koruma alanlarına ilişkin protokol” ve “Akdeniz’in kara kökenli kaynaklardan kirlenmeye karşı korunması protokolü”  gereğince belirlenmiş ve ilan edilmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanına sesleniyorum. Uluslararası sözleşme yükümlülüklerine niçin uyulmuyor.  Mezkur sözleşme ve protokollere göre doğal sit derecelerinin düşürülmesi ve kaldırılması mümkün değildir.

Bu sözleşmelerin ve protokollerin amacı; bölgede artan insan faaliyetleri ve Akdeniz havzasına ait hidrografik ve ekolojik özellikler göz önüne alınarak Akdeniz doğal kaynaklarının ve doğal sitlerinin ve bölgedeki kültürel mirasın, diğer araçların yanısıra deniz alanları ve çevreleri de dahil olmak üzere özel koruma alanları kurulması yolu ile korunmasının ve gerektiğinde iyileştirilmesidir.

Muğla’yı talan edecek proje Muğla yerelindeki hiçbir kurum, kuruluş ve vatandaşla paylaşılmamış ve bilgi verilmemiştir. Oysa çevre kanunun 3.maddesine göre “…çevre politikalarının oluşmasında katılım hakkı esastır. Bakanlık ve yerel yönetimler; meslek odaları, birlikler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların çevre hakkını kullanacakları katılım ortamını yaratmakla yükümlüdür”

Ayrıca, Akdeniz'de özel koruma alanları ve biyolojik çeşitliliğe ilişkin protokol’ün kamuoyuna açılma, enformasyon, kamu bilinci ve eğitim başlıklı 19. Maddesine göre;

“1. taraflar, özel koruma alanlarının, sınırlarının, bunlara uygulanabilir düzenlemelerin tesisi ve korunan türlerin, yaşama ortamlarının ve bunlara uygulanabilir düzenlemelerin adlandırılması konularında uygun biçimde kamuoyuna bilgi vereceklerdir.

2. taraflar kamuoyunu özel koruma alanlarının ve türlerin menfaati ve değeri ve doğanın esirgenmesi bakış açısından ve diğer bakış açılarından kazanılabilecek bilimsel bilgilerden haberdar etmeye çalışacaklardır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, doğal sitler gibi önemli bir konuda Muğla kamuoyuna bilgi vermediği gibi, katılım konusunda da sınıfta kalmıştır.

Üstelik Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, 28.07.2017 de Dalyan’da “Biz bu raporları hala onaylamadık. Bu raporlar bittiğinde buraya gelerek bu insanlarla paylaşacağız. Hiç kimse endişe etmesin bundan” diyerek gerçeği gizlemiştir. Oysaki o raporları, çoktan onaylamış. 6 Aralık 2016 tarihinde Milas, Menteşe, Ula ve Marmaris ilçeleri doğal sit alanlarının tescili yapılmıştır, Çevre ve Şehircilik Bakanı, Muğla ve ülke kamuoyundan gerçeği gizlemiştir.

Muğla’yı talan edecek ucube projeyi Muğlalılardan gizleyerek halktan gerçekleri saklayan Çevre ve Şehircilik Bakanının artık o koltukta oturması mümkün değildir. Kamuoyuna yalan söylemenin, halkın ve doğanın zararına hareket etmenin gereğini yapmasını bekliyoruz. Bakanlığın Muğla’dan elini çekmesini istiyoruz.

Doğal sit alanlarını gerek kaldırarak, gerekse derecelerini düşürerek Muğla’ya ve ülkeye verilecek zararın önlenmesi için de, projelerin iptalini ve ortadan kaldırılmasını ayrıca talep ediyoruz” dedi.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500