Advert
Advert
Advert

MİLAS ZİRAAT ODASI’NDAN HÜKÜMETE UYARI…

MİLAS ZİRAAT ODASI’NDAN HÜKÜMETE UYARI…
Bu içerik 1085 kez okundu.
Advert
Haberin galerisi için tıklayın!

Canlı hayvan ve hububat ithalindeki gümrük vergilerinin oldukça yüksek oranlarda düşürülmesini öngören düzenlemenin resmi gazetede yayımlanmasının, Türkiye’deki hayvan üreticisini ve çiftçiyi derinden etkileyeceğini söyleyen Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı; “Bu düzenleme Türk çiftçisinin ölüm fermanını imzalamak demektir. Hükümet bu düzenleme ile ekmeyin-biçmeyin-üretmeyin demek istiyor. Milaslı çiftçiler olarak bunu kabul etmemiz mümkün değil. Yetkililerin bunu bir kez daha gözden geçirmesini istiyoruz” dedi…

Geçtiğimiz aylarda yüksek çıkan enflasyonu düşürmek için harekete geçen hükümetin, tarım ürünlerindeki gümrük vergilerini düşürerek, ithalatın önünü açmak ve bu yolla enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara çekmek istediğini belirten Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, odanın meclis toplantısında konuya ilişkin bir açıklama yaptı.

2007 yılında benzer bir uygulamayı yürürlüğe koyan hükümetin, istediği sonucu alamadığını belirten Başkan Atıcı; “Yeniden aynı şeyi denemeye gerek yok. Çünkü yine başarılı olunmayacak. Hükümet olarak bir yandan hayvancılığı, tarımı teşvik edici düzenlemeler yapacaksınız, özellikle genç nesli çiftçiliğe özendirmek için projeler üretecek ve destek vereceksiniz, öte yandan da gümrük vergilerini yarı yarıya düşürerek ithalatın önünü açacaksınız. Bu düzenleme ile hükümet kendisiyle çelişmektedir.

Tarım Bakanımız her ne kadar, ‘Türk çiftçisini mağdur etmeyeceğiz’ dese de, tarımdaki girdilerin yüksek olması yüzünden nadasa bırakılan arazi 4 milyon hektar iken, bu düzenleme ile bu rakamlar daha da artacaktır” dedi.

Çiftçi küstürülmemeli…

Bölgemizden örnekler de veren Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı; “Örneğin tütün ve pamuk üreticisi çeşitli nedenlerle üretimden uzaklaşmıştır. Hükümetin tüm çabalarına rağmen çiftçi, pamuk ve tütün ekimine geri dönmüyor. Çünkü küstürüldü. Bu düzenleme ile bu kez de hububat üreticisi ve hayvan yetiştiricisi de küstürülmemelidir. Çiftçi üretimden vazgeçerse geri dönüşü hiç de kolay olmayacaktır” diyerek, tarladaki fiyat ile pazarda veya marketlerdeki fiyatlar arasında bir uçurumun olduğunu, bu durumdan da en büyük zararı üreticinin gördüğünü söyledi.

Fatura çiftçiye kesilmemeli…

Üretici-tüccar ve tüketici zincirinin koparılmaması gerektiğine vurgu yapan Oda Başkanı Atıcı şöyle devam etti: “Tarlada 80 kuruşa alınan bir ürün, pazarda veya marketlerde % 300-400 kâr ile satılıyor. Bu durumda en fazla kârı tüccar ve satıcı kazanıyor. Üretici, bırakın para kazanmayı, yüksek maliyeti bile çıkaramıyor. Yapacak başka bir işi, elde edecek başka bir geliri olmadığı için üretimden yana tavır alan çiftçi, daha fazla mağdur edilmemeli. İstediğimiz şey çok basit. Hem üretici kazansın, hem de tüketici ucuza satın alsın. Bunu başarmak çok da zor değil.”

Avrupalı çiftçi ile rekabet etmek mümkün değil…

Hükümetin uygulamaya koyduğu yeni düzenleme ile Avrupalı çiftçi ile Türk çiftçisinin rekabet etmesinin mümkün olmayacağını söyleyen Başkan Atıcı; “Bizler eşit şartlarda yarışırsak onlarla her alanda mücadele eder, hatta Avrupalı çiftçiyi geçeriz. Oysa bizim henüz tarımsal altyapımız hazır değil. Yani tarımsal sulama yetersiz, Pazar bulmakta zorlanıyoruz. Elektrik-gübre-mazot gibi temel girdiler Avrupa’ya oranla çok yüksek. Bunları çözmeden tarımda verimlilik ve üretimde kalite beklemek hayaldir” diyerek, Milaslı çiftçinin bu düzenlemeden olumsuz yönde etkileneceğini, Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’nın konuyu yeniden gözden geçirmesini temenni etti.

Yeterli denetim mümkün görünmüyor…

Canlı hayvan ithali ile kasap reyonlarında satılan etin sağlıklı olup olmadığı konusundaki endişelerini dile getiren Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı; “Doğal olarak tüccar en ucuza alıp, yüksek oranda kâr elde etmek isteyecektir. Dolayısıyla tüm Avrupa’yı hatta Afrika’yı bile dolaşarak, ucuz hayvan bulacaktır. Türkiye’ye giriş yapan bu hayvanların sağlıklı olup olmadığı ciddi bir konudur. Bu konuda yeterli laboratuvarımız yok. Tüketici aldığı etin sağlıklı olup olmadığını, hatta yerli veya ithal olduğunu nasıl anlayacak? Üzerine yerli ibaresi yazılsa bile bundan ne kadar emin olacağız? Eğer bu konuda gerekli önlemler alınmazsa vatandaşımız çeşitli hastalıklarla karşı karşıya kalabilir” dedi.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500