Advert
Advert
Advert

MUĞLA ÇAM BALININ MERKEZİ…

MUĞLA ÇAM BALININ MERKEZİ…
Bu içerik 1470 kez okundu.
Haberin galerisi için tıklayın!

Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ziya Şahin, Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği’nin 2002 yılında kurulan Türkiye’nin ilk il arıcılar birliği olduğunu belirterek, “Muğla bulunduğu coğrafya itibariyle dünya çam balı alanlarının ve üretiminin merkezi konumunda” dedi…

Birçok ürünüyle dikkat çeken Muğla, dünya çapında çam balı alanındaki iddiasını sürdürüyor. Yapılan çalışmalara önemli katkılar sunan ve Türkiye’nin ilk il arıcılar birliği olma özelliğini taşıyan Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği çalışmaları hakkında bilgi aktaran Birlik Başkanı Ziya Şahin, “Birliğimiz ıslah amaçlı kurulmuş bir birlik. Muğla bulunduğu coğrafya itibariyle dünya çam balı alanlarının ve üretiminin merkezi konumunda. İlimizin dünya çam balı merkezi olması vesilesi ile birliğimiz, dünya sağlık örgütü ve uluslararası arı ürünleri kriterlerine uyumluluğu sağlamamız açısından bölge ve ülke arıcılığımıza katkısı olan pek çok projeler hazırlamış ve uygulamaya geçirmiştir” dedi.

Birliğimizin desteği ile bal borsası kuruldu…

Her yıl arı sağlığı konusunda uzman hocalar tarafından Muğla merkez ve ilçelerinde paneller düzenlenerek, arıcıları bilgilendirildiğini, birlik binasında bulunan arı sağlığı ön teşhis laboratuvarında bazı arı hastalıkları ön teşhislerinin yapılabildiğini, arıcıların getirdikleri örneklerin incelenerek kendilerine sonuçların bildirilip, alınması gereken önlemler konusunda yardımcı olunduğunu da dile getiren Şahin, “Birliğimizce 2012 yılından itibaren yapılan girişim ve çalışmalar neticesinde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Gıda Analiz Laboratuvarı ile yapılan anlaşma neticesinde üreticimiz; uygun fiyata ve kısa sürede balını analiz ettirerek analiz belgesini alabilmekte. Pazarlamada yaşanan sıkıntıların önüne geçmek, balın kalitesini arttırmak ve ülke genelinde pazar fiyatını dengelemek amacı ile ilimizde Muğla Ticaret Borsası bünyesinde, birliğimizin desteği ile bal borsası kuruldu. Ancak üreticilerimizin bal borsasına ilgisi yeterli düzeyde olmadı. Birliğimiz bünyesinde ziraat mühendisi, gıda mühendisi ve arıcılık teknikerleri tarım danışmanı olarak istihdam edilmekte. Danışmanlarımız bölümlerine hakim kişilerdir. Danışmanlarımız üretici ile birlik arasında köprü vazifesi görmekte, arı sağlığı, arı ürünleri ve arı yetiştiriciliği konularında arıcılarımıza bilgi ve teknik destek sağlamakta. Yeni çıkan kanun, yönetmelik, tebliğlerin, ulusal ve uluslararası yeniliklerin üreticilerimize anlatılması ve uygulatılması konularında hizmet vermekte” dedi.

Ülkemizde 16 kilogram…

Dünyadaki arıcılık, bal üretimi ve ülkemizdeki arıcılık ve bal üretimini kıyaslayarak açıklamalarına devam eden Şahin, “Ülkemiz kovan varlığı bakımından dünyada iki veya üçüncü sırada yer almakta iken bal üretimi bakımından çok arka sıralarda yer almaktadır. Bunun nedeni kovan başına bal veriminin; Çin'de 41 kg, Arjantin'de 27 kg, Meksika'da 30 kg, ABD’de 30 kg iken ülkemizde 16 kg. olmasıdır. Başta Çin olmak üzere diğer pek çok ülkede bal dışındaki diğer arı ürünleri üretimi yoğun bir şekilde yapılmakta ve bu ülkeler bu ürünleri ihraç etmekte iken ülkemizde bu ürünlerin üretimi az miktarda olup, yaklaşık olarak yıllık 1 ton arı sütü, 1 ton propolis, 200 ton polen üretimi bulunmaktadır. Bu ürünlerin ülkemizdeki talep açığı ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Yaklaşık olarak yıllık 21 ton arı sütü ve 160 ton polen ithal edilmekte veya farklı adlar ve yollarla ülkemize girmektedir. Çok zengin floral kaynaklarda üretim yapan arıcılarımızın üretiminde propolis, polen ve arı sütü üretimi yer edinememiştir. Öte yandan tarımı gelişmiş ülkelerde, arıcılık, arı ürünleri üretiminin yanı sıra bitkisel üretimde, miktar ve kalitenin artırılması amacıyla da yapılmaktadır. Çiçek açan bitkilerin %85’i bal arılarıyla tozlaşma sağlayarak varlıklarını devam ettirmektedir. Bitkilerin tozlaşmasında bazı ülkeler arı kolonilerini kullanarak bunlardan oldukça fazla gelir elde etmekte iken ülkemizde arıcılar konaklama yapmak için arazi sahiplerine bedeller ödemekte” dedi.

Pazarlama ve fiyat sorunu çözülmelidir…

Bölgemizde üretilen bal çeşitleri ve bal üretimi miktarı hakkında da bilgi aktaran Şahin, “Bölgemiz yoğun olarak çam balının üretildiği bir bölgedir. Dünya’da üretilen çam balının % 90’ı ülkemizde üretilmekte. Ülkemizde üretilen çam balının tamamı bölgemizde üretilmekte olup ayrıca hayıt balı, kekik balı ve püren balları bölgemize has monofloral ballardır. İlimizde bir Arıcılık Araştırma Enstitüsü kurulması son derece önemlidir. Balda yaşanan pazarlama ve fiyat sorunu çözülmelidir. Bu sorunun çözümü için;  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığımızın sektöre destek olması, bal fiyatları belirlenmesinde ülkesel devlet politikalarının geliştirilmesi gerekmektedir. Bal fiyat komisyonları kurulmalı ve taban fiyat uygulamasına acilen geçilmelidir. Piyasa sahte ballardan temizlenmeli ve bal adı altındaki aromalı şurupların satışı yasaklanmalıdır. Yurt dışında yaygın olarak uygulanan; ulusal marketlerde üretici birliklerine raf verilmesi uygulamasına geçilmelidir. Üretimde temiz ve sağlıklı temel petek kullanımı sağlanmalıdır. Bilinçsizce yapılan ilaçlamaların önüne geçmek amacı ile; tarım arazilerinin ilaçlama zamanları konusunda ayrı bir yönetmelik veya tebliğler yayımlanmalı, planlı ilaçlama programları uygulanarak arı kovanları arazide veya bahçede iken ilaçlama yapılmasının önüne geçilmeli, ilaçlamaya maruz kalan arıcılarımıza ödenek sağlanmalı ve ilaçlama yapan tarla sahibine cezai işlem uygulanmalıdır. Ülkemizde, arı kolonilerine zararı olmayan ilaçların kullanımını teşvik edici modeller oluşturularak, çiftçilerin bu konuda duyarlılık gösterilmesi sağlanmalıdır. Zirai ilaçlamalardan doğacak zararlar da sigorta kapsamına alınmalıdır. Ruhsatsız ilaç üreten ve satan kişilere ağır cezalar uygulanmalı, konunun uzmanı olmayan kişilerin ilaç satmalarına belirli kriterler getirilmeli ve satılan her türlü ilaç mutlak suret ile kayıt altına alınarak tarım il ve ilçe müdürlüklerinde kayıtları tutulmalıdır. Üreticilerin bağlı oldukları birlikler kanalı ile ilaç satışları yapılarak veya birliklerin ilaç satmalarına imkan verilerek, arıcının hem daha ucuza, hem de daha etkili mücadele yapması sağlanmalıdır” dedi.

Yeni uygulamaları görmek bakımından önemli bir fırsat sunacaktır…

İlçemizde bu yıl 02 - 05 Mart 2017 tarihleri arasında yapılacak olan 8. Uluslararası Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın önemli bir unsur olduğunu da dile getiren Şahin, “Düzenlenen fuarlar ait olduğu sektöre ve düzenlendiği bölgeye çok şey katmaktadır. Bu nedenle bu sene 8. si düzenlenecek olan Milas Uluslararası Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı elbette tarım ve hayvancılık ile ilgili üreticilerimize, sektördeki gelişmeleri ve yeni uygulamaları görmek bakımından önemli bir fırsat sunacaktır. Ayrıca fuar katılımcı ve ziyaretçilerinin Milas’a ayrı bir hareket ve canlılık getirecektir. Konu ile ilgili emeği geçen herkese temsil etmekte olduğum sektör adına şimdiden teşekkür ederim” dedi.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500