Advert
Advert
Advert

MÜCADELEYİ ERKEN TEŞHİSLE YAPABİLİRSİN, YAPABİLİRİZ...

MÜCADELEYİ ERKEN TEŞHİSLE YAPABİLİRSİN, YAPABİLİRİZ...
Bu içerik 1292 kez okundu.
Haberin galerisi için tıklayın!

Uzman Dr. Mustafa Nuri Ceyhan, 4 Şubat Dünya Kanser günü dolayısıyla yazılı açıklama yaparak; “Kanserle mücadeleyi erken teşhisle yapabilirsin, yapabiliriz.” dedi.

Uzm. Dr. Mustafa Nuri Ceyhan’ın 4 Şubat Dünya Kanser günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklama şöyle;

“Dünya Kanser Günü kutlaması 1933 yılında Cenevre'de UICC (Uluslararası Kanser Kontrolü Birliği) başkanlığında ve çeşitli tanınmış kanser toplumları, araştırma enstitüleri, tedavi merkezleri ve hasta gruplarının desteğiyle başladı.

Dünya Kanser Günü, Kanser kelimesini yaymak ve insanların kafasında ve ülkemiz medyasında kanser farkındalığı oluşturmak için ideal bir fırsattır. Kanser Günü, kansere karşı bilinç ve eğitim programlarını artırarak her yıl milyonlarca yaşamın sonlanmasını ve önlenebilir hastalığa karşı harekete geçmek için hükümetler ve bireylerin ilgilerini çekmeyi hedeflemektedir.

Bu yılın teması: Yapabiliriz, Yapabilirsin. Vatandaşlarımıza  erişebilmemiz ve kanser hakkında farkındalık yaratabilmemiz için bu temayla birlikte üç yıllık bir kampanya planlanmaktadır.

Kanser, "Vücutta normal olmayan hücrelerin kontrolsüz büyümesi" olarak tanımlanmaktadır. Kanser, insan vücudunun normal fonksiyonlarının çalışmadığı zaman gelişme gösterir, Eski hücreler ölmediğinden, hücreler anormal hücreler oluşturarak kontrolden çıkıyor. Bu hücreler, tümör adı verilen bir doku kütlesi meydana getiriyorlar. "

Akciğer kanseri, dünyadaki en yaygın kanserdir. Günümüzde sık görülen kanser türü akciğer kanseri, tüm dünyada en çok yaşamın sonlanması riskine neden olan kanser türüdür. Kalp-damar hastalıklarından sonra ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alır. Erkeklerde daha sık görülür. Ancak kadınlarda da görülme oranı gittikçe artmaktadır. Kadınlarda görülme sıklığı açısından meme kanserinden sonra ikinci sırada akciğer kanseri bulunur. Ülkemizde her yıl 30-40 bin civarında akciğer kanseri vakası görüldüğü tahmin ediliyor. Bölgelerimize göre akciğer kanseri görülme oranı Ege Bölgesi’nde yüzde 39.5, Marmara Bölgesi’nde yüzde 26.9, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 26.1, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 19.2, Akdeniz Bölgesi’nde yüzde 18.1, İç Anadolu Bölgesi’nde yüzde 16.6'dır.

 “Sigara içimini yalnızca akciğer kanseri için değil birçok diğer hastalık için bir numaralı risk faktörü olarak görüyorum. Akciğer kanseri vakalarının % 70-75'i sigara içimine atfedilmektedir. Sigara içmeyen kişiler arasında,  pasif sigara veya çevresel sigara dumanı, kötü havalandırılmış alanlarda biyokütlesel yakıt maruziyetinden kaynaklanan kapalı hava kirliliği, mesleki ve işyeri şartlarında maruz kalınan kötü hava koşulları bu kansere sebep olabilir. Sigarayı bırakmanın sadece akciğer kanseri riskini azaltmakla kalmayıp sağlıklı yaşam kalitesini arttıracağını vurgulamak isterim. Akciğer Kanseri sigara üretimi ve satışından önce hemen hemen hiç duyulmamışken, 20. yy'nin başında ise sık görülmeye başlamıştır. Sigara içen kişinin akciğer kanseri riski içmeyene göre 15 kez fazladır ve risk zamanla artar. Akciğer kanseri riski içilen günlük sigara sayısı ve içme süresi ilede ilişkilidir. Ülkemizde her yıl 18.479 yeni akciğer kanseri tanısı konuyor ve sigara %91.5 ile akciğer kanserine yol açan nedenlerin birinci sırasında yer alıyor.

Geçmişe ait sigaraya bağlı sağlık sorunları olmasına rağmen, geçmişte kullanıcı olanlarda sigarayı bırakma süresi arttıkça akciğer kanseri geliştirme riskindeki düşüşte belirginleşmektedir. Sigara içtikleri dönemlerde daha az sıklıkta, daha yüzeysel nefeslerle ve daha az sayıda sigara içen vatandaşlarımızda, Kanser riskindeki bu düşüş daha da büyüktür.Eskiden sigara içicisi olanların akciğer kanseri geliştirme riski, halen sigara kullananlardan belirgin şekilde azdır.

Sigara dumanının bazı bileşenleri DNA'yla kimyasal olarak tepkimeye girer. Bu hasar gören DNA onarılmazsa, hasarlı DNA hücre bölünmesi sırasında kopyalanırken bu hatalar sistemin bir parçası haline gelir. Bu şekilde, normal gelişim denetimine yanıt vermeyen bir farklılaşmış hücre nüfusu gelişebilir ve en sonunda kansere dönüşebilir.

Sigara politikamızın Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinde öngörüldüğü gibi 2030 yılına kadar bulaşıcı olmayan hastalıklardan erken ölüm oranının üçte bir oranında azaltılmasına yardımcı olucağını söyleyebilirim.

Unutmayın “Kanserle mücadeleyi erken teşhisle yapabilirsin, yapabiliriz, Bu yüzden Tüm vatandaşlarımızı Menteşe ve Tüm ilçelerimizdeki Aile Hekimlerinin bulunduğu Aile Sağlığı Merkezlerine, Kanser taraması için bekliyoruz .”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500