Advert
Advert
Advert

MUĞLA BAROSU’NDAN ÖNERGEYE TEPKİ…

MUĞLA BAROSU’NDAN ÖNERGEYE TEPKİ…
Bu içerik 665 kez okundu.
Haberin galerisi için tıklayın!

Muğla Barosu Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamada, “Cinsel istismara uğrayan çocuğun tecavüzcüsüyle evlendirilmesi halinde cezanın erteleneceği” şeklinde özetlenebilecek önergeye sert tepki gösterilerek, “Bu önergenin geri çekilmesi için hayatın her alanında karşı duracağımızı bildirerek bu yanlış uygulamadan hemen dönülerek önergenin iptal edilmesini, bu ve buna benzer uygulamaların terkedilmesini, çocuklarımıza çocuk olarak yaşama hakkının tanınmasını talep ediyoruz” denildi.

Muğla Barosu Yönetim Kurulu’ndan yapılan yazılı açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

“17.11.2016 tarihinde akşam saatlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çocuk evliliklerini fiili durumdan yasal zemine taşıyacak nitelikte, "Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçundan, mağdurla failin evlenmesi durumunda, Ceza açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zamanaşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkındaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suçtan azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazının ortadan kaldırılmasına karar verilir" şeklindeki skandal bir önerge sunulmuştur. Bu teklif, görüşmesi devam eden torba yasaya son dakikada eklenmiştir.

‘Kabul edilemez’

Çocuk istismarı ile mücadele, günümüzde tüm dünyanın önemli bir sorunu haline gelmiştir. Ülkemizde de çocuk evlilikleri kanayan bir yaradır.  Hal böyle iken, bu yarayı daha da kanatacak düzenlemeler yapmak, aymazlıktır. Bu önerge ile çocuğun cinsel istismarı başta olmak üzere “zorla erken evlendirilmelerin” önü açılacaktır. Ayrıca zorla ve çocuk yaşta erken evlilik meşru kılınacağı gibi, yıllardır mücadele ettiğimiz çocuğa karşı tecavüz suçu da devlet eli ile desteklenecektir. Önergede yaş sınırı tanımlanmamış olup, bu durumda 12 yaşındaki kız çocuğu bile tecavüzcüsüyle “sözde” “evlendirilebilecektir”. Evlilikten kaynaklı da failin ceza almasının önüne geçilmektedir. Cinsel istismara uğrayan çocuğun, fail ile evlenmesi halinde faile verilecek cezanın ertelenmesi şeklindeki bu düzenleme, kabul edilemez.

‘Bakanın açıklamaları daha da vahim’

Adalet Bakanının, söz konusu düzenlemenin gerekçelerine ilişkin açıklamalarının, önerilen düzenlemeden daha da vahim olduğuna dikkat çekilen Muğla Barosu Yönetim Kurulu açıklamasında daha sonra şöyle deniliyor:

‘İtiraz ediyoruz, kabul etmiyoruz!’

Bu düzenleme, ancak, halihazırda aile zoru ile ve hatta, bakanın açıklamasına bakacak olursak, devlet erkanı huzurunda evlendirilmiş çocukların tecavüzcülerinin serbest bırakılarak bu evliliklerin yasal hale getirilmesine yarayacaktır. Bunun da, toplumun vicdanlı hiçbir kesiminde karşılık bulmayacağı mutlaktır.

Lanzarote Sözleşmesi'ne göre çocuğa karşı ticari cinsel sömürünün (kısaca ÇTCS) en temel biçimlerinden biri de çocuk evlilikleridir. Çocuk yaşta evlilik ya da bir diğer ifade ile erken evlilik, en az biri on sekiz yaşından küçük olan kişinin, yasal ya da resmi olmayan bir şekilde, evlilik bağıyla birleşmesi olarak tanımlanmıştır. (ECPAT 2007)

Türkiye, Lanzarote Sözleşmesi'ni 2011 tarihinde onaylamış ve 2012 yılında mevzuatına dahil etmiştir. Bunun dışında Türkiye; Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni, CEDAW'ı, İstanbul Sözleşmesi ve Palermo Protokolü'nü imzalamış ve onaylamıştır. Bu sebeple devletin, çocuğun üstün yararını koruma ve özellikle kadın ve çocuklara yönelik tüm şiddet türlerini önlemek üzere aktif katkı sağlama yönünde önlemler almakla yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülüklerini yerine getirmeyip, ayrıca failleri aklama çabasına düşmüş olan iktidar, toplumun barışı ve huzuru, eşit yurttaşlık hakkını - kadın ve çocukların yaşam hakkını açıkça ihlal etmektedir.

Muğla Barosu olarak, kadına ve çocuklara yönelik her türlü ayrımcılığa karşı, tecavüz ve istismarı aklayacak her türlü devlet destekli girişime karşı itiraz ediyoruz!

Cinsel istismar mağdurunun tecavüzcüsüyle evlendirilmesini kabul etmiyoruz!

Bu önergenin geri çekilmesi için hayatın her alanında karşı duracağımızı bildirerek bu yanlış uygulamadan hemen dönülerek önergenin iptal edilmesini, bu ve buna benzer uygulamaların terkedilmesini, çocuklarımıza çocuk olarak yaşama hakkının tanınmasını talep ediyoruz.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500