Advert
Advert
Advert

MGC GECESİNDE MİLAS’A 5 ÖDÜL…

MGC GECESİNDE MİLAS’A 5 ÖDÜL…
Bu içerik 1450 kez okundu.
Haberin galerisi için tıklayın!

Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin (MGC) 2016 yılı Medya Başarı Ödülleri düzenlenen törenle sahiplerini buldu… Gecede, Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Gizem Kapusuz haber dalında, radyomuz Radyo Gözlem Yayın Sorumlusu Serdar Serper radyo program dalında ve Milas spor muhabiri Hüseyin Açar spor haberi dalında ödülünü alırken, Milas’tan giden basın mensupları toplamda 5 ödül ile Milas’a geri döndü… Tören öncesinde 15 Temmuz Darbesi ve Medya konulu panele konuşmacı olarak katılan CNN TÜRK Genel Müdürü Erdoğan Aktaş, konuşmasında medyanın önemine değindi… Ödül töreninde konuşma yapan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca OHAL kapsamında basına yönelik alınan kararları ve uygulamaları eleştirdi…

Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nce (MGC) geleneksel olarak her yıl “Basında sansürün kaldırılışının yıldönümü olan 24 Temmuz Basın Bayramı” dolayısıyla düzenlenen ve bu yıl 15 Temmuz darbe girişimi yüzünden ertelenen etkinlik programı 7 Ekim Cuma günü gerçekleştirildi.

İki bölüm halinde düzenlenen programın birinci bölümü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Meslek Yüksek Okulu Radyo TV Teknolojisi Medya ve İletişim Topluluğu paydaşlığında yapılan panele başladı. Panele konuşmacı olarak CNN TÜRK Genel Müdürü Erdoğan Aktaş katıldı.

Herkes yanına yedek kıyafetlerini alarak haber merkezine koşsun…

MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi (AKM) B Salonu’nda gerçekleştirilen panelde konuşan Aktaş, darbe gecesi yaşadığı anları şöyle aktardı:

“Tarihi bir gün ve bir o kadar da heyecan verici. Olayın kendisi, buna tanıklık etmek ve bununla ilgili yayınları sürdürmek bir gazeteci açısından asla unutulmaz. Hande, Cumhurbaşkanı’na bağlanıyor, sonra bütün kabine bağlanmak istiyor. Bir yandan olaylar sürüyor, canlı görüntüler akıyor. Bunun editörlüğünü yapmak, darbeye karşı durmak ve o süreci yönetmek çok heyecanlıydı. Ekip arkadaşlarıma, abartıyor olabilirim, yanlış olabilir, herkes yanına yedek kıyafetlerini alarak haber merkezine koşsun. Darbe oluyor galiba yazarak e-posta gönderdim. Bir yandan Ankara’da Hande’yle konuşuyordum. Bir yandan da inşallah yanılıyorum diyordum. Karşıya geçmek problem. Eşime dedim ki ben gidiyorum, ne olduğunu bilmiyorum. Bu bir darbe. Ama ben bu darbeye kişisel ve editoryal olarak karşıyım. Bu duygumu her aşamasında yayında da söylerim. Ne olacağı bilinmez, neticede ülkede darbe girişimi var. Çocukları ona emanet ettim. Yollar kapalı. Kandilli’ye indim. Deniz yoluyla Ataköy’e geçtim. Kimse almıyor arabasına. Sonunda bir taksi buldum.  Yayın devam ediyordu. Gelirken kafamda her ihtimale karşı B planım hazırdı. Yayın gidebilir, burası basılabilir, ne yapmalıyız? İki arkadaşımla toplantıdaydık. Helikopter sesi duyduk. Ateş ederler mi diye de korktuk. Helikopter indi, askerleri gördüm ve eşimi aradım: Sakin ol, sakın panik yapma. Binaya askerler giriyor, çocukları televizyon karşısından çek dedim. Tabii ki çekilmemişler. Yayını başka bir noktadan sürdürebilirdik. Ankara’ya devredebilirdik. Ya da sosyal medyadan. Bilgisayarları, telefon şarjlarını hazır ettik. Gerekirse sadece sosyal medya üzerinden yayın yapacağımız yerler bulacaktık, arkadaşları görevlendirdik. Sonra rejiye geldim. Buradaki arkadaşlarla konuştum. Biz bu yayını teslim etmeyeceğiz, bana bırakın” dedim. Hepimizin mottosu aynı; yayın namustur. Askerlere durun! Benim sizin yaşınızda oğlum var, gelin vazgeçin bundan dedim. O da biz emir aldık, emir demiri keser dedi. Ben de, kanunsuz bir emri uygulamama hakkınız var. Gelin bu işten vazgeçin dedim. Bizim kata bir de yüzbaşı geldi. O da sert ifadelerle tehdide devam etti. Bu sırada gerekli hazırlıklar yapılıyor. Başak Şengül de yayında, Başak’a bilgi vermiştim ben, askerler geldi, yayına gidebilir dedi. O sırada rejideki arkadaşlar rejiyi kilitledi. O sırada cebime telsiz yaka mikrofonunu koymuştum. Bir yandan anlatıyorum, tarihe not düşüyorum. Bina müdürü aradı, Özel Harekat polisleri aşağıda, elektriği kesmemizi istiyorlar, operasyon yapacaklar dedi. Yüreğim ağzıma geldi. Buna asla izin vermem, sen de izin verme dedim. Arkadaşlarımın hepsi benim sorumluluğumda, böyle bir şey olamaz. Bu sırada bir yandan yayın gidiyor, en azından ses gidiyor. Sonra herkesi tahliye etmeye başladık. En son ben çıkacaktım. Doğrusunu isterseniz, biraz da kimse heyecandan bir şey yapmasın diye kontrol altında da tutuyorum. Yavaş yavaş çıkıyordu arkadaşlarımız, o sırada bir silah patladı. Ardından kalabalık geldi. Darbeye karşı olduğunu, bizi korumak istediklerini söyleyen bir kalabalık. Ben binanın bir köşesinden cebime koyduğum mikrofonla olayları anlatmaya, yayını yapmaya devam ettim. Sonra askerler etkisiz hale getirildi, kalabalık dağıldı. Ben de stüdyoya geçip yayını devraldım.”

Konuşmaların ardından MGC Başkanı Süleyman Akbulut, Aktaş’a çiçek takdim etti.

CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, CHP’li Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca, CNN TÜRK Haber Müdürü Ali Güven, daire müdürleri, sivil toplum örgütleri ile siyasi partilerin temsilcilerinin katıldığı panele öğrenciler de büyük ilgi gösterdi.

‘Medya Onur Ödülü CNN Türk’e…

Programın ikinci bölümü olan ödül töreni ise saat 20.00’de Menteşe’deki CNS Tesisleri’nde gerçekleştirildi.

Halk oyunları gösterisiyle başlayan gecenin açılış konuşması MGC Başkanı Süleyman Akbulut tarafından yapıldı.

Muğla Gazeteciler Cemiyeti olarak her yıl 24 Temmuz'da düzenledikleri geleneksel 'Basın Bayramı ve Medya Başarı Ödülleri' gecesini, ülkemizin içinden geçtiği olağanüstü günlerin hemen sonrasına rastlaması nedeniyle ileri bir tarihe ertelediklerini belirten Başkan Akbulut, “Eğer 15 Temmuz darbe girişimi sürecini yaşamamış olsaydık şu anda konuşmalarımızı basında sansürün kaldırılışı ve basın özgürlüğü üzerine yapıyor olacaktık. Ancak 15 Temmuz darbe girişimi süreci ve sonrasında yaşananlar geldi bizim ertelediğimiz gecenin ana gündemi oluverdi. Ülkemizi derinden sarsan 15 Temmuz darbe girişimi gecesi özellikle haber kanallarımız milletin ve demokrasinin sesi olmuştur. Yani Türk Medyası darbenin karşısında ve demokrasinin yanında olmuştur. Bu anlamda yönetim kurulumuzca demokrasinin sesi olan meslektaşlarımızı ödüllendirmek istedik. Biz Muğla Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu olarak o gece demokrasinin ve milletin sesi olan tüm haber kanallarımıza teşekkür ediyoruz. Ancak CNN TÜRK haber kanalını bu gece için ayrı tutmak istedik. Gerek CNN TÜRK Ankara temsilcisinin Cumhurbaşkanıyla FaceTime üzerinden yaptığı bağlantıyı ekranlara taşıyan ilk gazeteci olması ve bu bağlantının 15 Temmuz'un en önemli kırılma noktalarından biri olması, gerekse kanalın darbeci askerlerin fiili müdahalesine mâruz kalmasına rağmen, son ana kadar ekranını karartmama konusunda verdiği mücadele ve habercilik adına göstermiş oldukları refleks, CNN TÜRK haber kanalını diğer kanallardan ayrı tutmamızın en önemli nedenlerinden oldu. Bu anlamda biz de Muğla Gazeteciler Cemiyeti olarak 2016 yılı 'Medya Onur Ödülü'nü CNN TÜRK kanalına vermeyi uygun gördük. Bunun yanında darbecilerin 1 numaralı hedefi olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan'ın Marmaris'te o geceye dair basına yaptığı ilk açıklamayı takip eden Marmaris'te görev yapan meslektaşlarımızı da unutmadık. Marmaris'te değişik yayın kuruluşu ve yaygın haber ajansları adına darbecilerin hedefindeki demokratik yollarla halkın oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanının sesini ülke ve dünya kamuoyuna duyurma amacıyla takip eden 8 arkadaşımızı ödüllendirdik” dedi.

Aktaş’a MGC Onur Ödülü…

Akbulut’un yaptığı konuşmanın ardından ödül törenine geçildi. 15 Temmuz darbe girişiminin karanlık gecesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğa’nın FaceTime üzerinden yaptığı bağlantıyı ekranlara taşıyan, darbeci askerlerin fiili müdahalesine maruz kalmasına rağmen, son ana kadar ekranını karartmama konusunda verdiği mücadele, demokrasiye ve çok sesliliğe inancıyla habercilik adına göstermiş olduğu hassasiyet nedeniyle CNN Türk Genel Müdürü Erdoğan Aktaş’a MGC Onur Ödülü MGC Başkanı Süleyman Akbulut, 15 Temmuz Darbe Girişimi sürecin de darbeye karşı duruşu, demokrasiye olan inancı nedeniyle Muğla Valisi Amir Çiçek’e ödülü Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Yılmaz Karaca tarafından verildi.

Bu bizim için bir derstir…

Ödül törenine katılan ve gecede bir konuşma yapan CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, ile Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş basın özgürlüğünün önemine değinirken, Muğla Valisi Amir Çiçek, darbe girişimi sırasında Marmaris ve ülkemizde yaşanan olayları hatırlatarak, “bu bizim için bir derstir. Bundan sonra kendi çocuklarımızı evlatlarımızı bunların ellerine kesinlikle teslim etmeyeceğiz. Devletimizin temeline dinamit attırmayacağız” dedi.

Ömür boyu olağan üstü hal…

Ödül almaya hak kazanan basın mensuplarına ödüllerini verdikten sonra bir konuşma yapan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Yılmaz Karaca ise, ülkemiz gündemini değerlendirerek, özellikle basın sektöründe yaşanan gelişmeleri ele alıp, “Türkiye’nin birlik ve beraberliği için çalışıyorduk, çalışmaya da devam edeceğiz. Türkiye’deki olağan üstü hale saygı duyuyoruz. Belli bir yere kadar bu önemli. Ama Türkiye’de anadolu basını için olumsuz yönde önemli gelişmeler yaşanıyor. Hepimiz şuanda kan ağlıyorsunuz. Basın ilan kurumunda şuanda ömür boyu sürebilecek olağan üstü bir hal ilan edildi. Ömür boyu başımızda bir tokmak olacak. Devlet için, hükümet için, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü engelleyen her gazetenin ekmeğini ömür boyu keserim diyor. İyi niyetle yapılmışsa doğru ama kötü bir niyet varsa bu yanlış. Kesinlikle ve kesinlikle bu maddenin çıkarılması lazım. Sen kendini ömür boyu olağan üstü halde nasıl görürsün. Gidin paraleli basın ilan kurumunda arayın, basın yayın genel müdürlüğünde arayın. Şimdiye kadar 40 gazete kapattık diyorlar. 10 tanesi paralel ise 30 tanesi yalan. Paralel yapılanmaya dikkat çeken gazeteler bile kapanıyor. Hiç yurt dışına çıkmamış insanların mallarına, mülklerine el koyup, maaşlarını kesiyorlar. Ellerinde de hiçbir delil yokken. Olağan üstü halden dolayı gazetecilere her hangi bir hatan olursa basın kartın iptal diyorlar. Devlete karşı hiçbir olumsuzluğu olmayan televizyonlar, gazeteler, radyolar kapalı. Yaklaşık 250 gazetecinin basın kartları iptal edildi. Gazete sahipleri FETOCÜ, olanların yanında çalışanların da basın kartları iptal edildi. Bu ülke hepimizin bu badireleri hep birlikte atlatacağız. Ama masum insanları mahkûm ederek bir yere varılamaz” dedi.

Ödüller…

Gazete, Televizyon, Radyo, Fotoğraf, İnternet Gazeteciliği, MGC Özel Ödülü ve Yönetim Kurulu Özel Ödülleri’nin verildiği gecede Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Gizem Kapusuz haber dalında, radyomuz Radyo Gözlem Yayın Sorumlusu Serdar Serper radyo program dalında, Milas spor muhabiri Hüseyin Açar spor haberi dalında ödül alırken, ilçemizde günlük yayın yapan Önder Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Oktay Çayırlı fotoğraf dalında ve Önder Gazetesi köşe yazarı Celal Durgun ise köşe yazısı özendirme ödülü aldı.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500