Advert
Advert
Advert

“YIKILMADIK AYAKTAYIZ”…

“YIKILMADIK AYAKTAYIZ”…
Bu içerik 3821 kez okundu.
Haberin galerisi için tıklayın!

Kısa bir süre önce feshedilerek görevden el çektirilen MHP Milas Eski İlçe Başkanı Mehmet Çayırlı ve tüm yönetim kurulu üyeleri, bir basın toplantısı düzenleyerek, İl Başkanı Mehmet Korkmaz’a yanıt verdiler… Özellikle fitne-fesat ithamına yanıt veren Çayırlı ve arkadaşları, İl Başkanı Korkmaz’a bir dizi soru yönelterek fitne-fesatın kimler tarafından çıkarıldığını tüm parti tabanının ve kamuoyunun bildiğini söylediler... Tüm yönetim kurulu üyeleri yakalarına taktıkları siyah kurdeleyle, son zamanlarda artan şehit haberlerine ve il başkanının yaptığı açıklamadan ötürü protesto ettiklerini ifade ettiler…

MHP Milas eski İlçe Başkanı Mehmet Çayırlı ve yönetim kurulu üyeleri tarafından CAFE MOLA’da düzenlenen “Birlik, Beraberlik, Kardeşlik, Dayanışma ve Kaynaşma sohbet toplantısı”na tüm üyeler eşleriyle birlikte katılırken, Belediye Meclis üyeleri Kasım Özkan ve İlhan Şimşek, Kadın Kolları Koordinatörü Ayşe Tavaslı ile Beçin Mahalle Başkanı Bayram Uyar da toplantıya katılan isimler oldu.

Açılış konuşmasını yapan eski yönetim kurulu üyesi Ahmet Yanıkoğlu, yaşanan süreci ve görevden alınmalarının gerçek sebeplerini kısaca aktardı ve sözü eski İlçe Başkanı Mehmet Çayırlı’ya bıraktı.

Çayırlı tarafından belgelerle birlikte yapılan açıklama şöyle: “31 Ocak 2015 tarihinde Milaslı delegenin teveccühü ile ben ve arkadaşlarım yönetim kurulu olarak göreve geldik. İlçe kongresi günü bazı fitne-fesat ve partimizin büyümesini istemeyen şer odakları daha ilk gün, divana dilekçe vererek yönetim kurulu aday listemde yer alan İlhan Şimşek, Volkan Yalçınkaya, Levent Tavaslı, Ruşen Bilgin, Ahmet Yanıkoğlu ve Can Helvacıoğlu gibi yönetim kurulu adaylarımı “Tüzüğümüz gereği üye olmadıkları gerekçesi” ile Eski İl Genel Meclis Üyesi Mehmet Kocabaş imzası ile dilekçe vererek düşürmüşlerdir. Yasal çerçevede bu davranış hukuki olsa da, siyasi etik ve ahlak gereği Milas tarihinde ilk kez yaşanmıştır. Biz biliyoruz ki siyaset insan kazanma sanatıdır. Divan başkanı Sayın Milletvekili Mehmet Erdoğan ile Sayın İl başkanı Mehmet Korkmaz buna göz yummuşlardır. Sayın Mehmet Kocabaş’ın partimize ne kadar zarar verdiğini biz değil taban söylemektedir. Daha 2014 yerel seçimlerinde basına verdiği demeç hala hafızalarımızdadır. Bizi üzen ise, böyle bir açıklamanın ardından o zaman ki mevcut atanmış İlçe başkanı Sayın Murat Yıldırım, İl Başkanı Mehmet Korkmaz ve Sayın İl Disiplin Kurulu üyeleri, Sayın Mehmet Kocabaş hakkında hiçbir işlem yapmamıştır.

İlçe Başkanlığını 06/02/2015 tarihinde devir teslim aldık. Partimizin maalesef 11 aylık kirası ödenmemiş, elektrik, telefon, internet ve suyu kesilmiş olarak bulduk. Resmi anlamda 7.374.00 TL borç devir alsak ta, ilerleyen süreçte bu borcun 13.000.00 TL olduğunu gördük ve ödedik. Biz ise 08/08/2016 tarihinde 1.375.00.-TL borç ile devrettik.

O tarihten görevden alındığımız güne kadar tüm üyelerimiz arasında hiçbir ayırım yapmaksızın iç barışı sağlamaya, her anlamda birlik ve beraberliği tesis etmeye çalıştık. Uzun yıllar boyunca partiye gelmeyenleri davet ederek, eski Ülkücü ağabeylerimizi tekrar kazandık. Milliyetçi Hareket Partisi’ni kamuoyu nezdinde de en iyi şekilde temsil etmeye yönetim ve çalışma gruplarımızla başarmaya çalıştık. 7 Haziran seçimlerinde ortalama 100 kişilik çalışma grubu oluşturduk. Aday ve Ben haricinde 4-5 Ekip başları oluşturduk. 7 Haziran seçimlerinde adayımız listenin 5’nci sırasında olmasına rağmen, CHP’nin birinci, AKP’nin adayı ise ikinci sırada olduğu ortamda mücadele ederek, % 16.3 olan oyumuzu % 21.20’ye çıkarma başarısını gösterdik. Unutulmamalıdır ki seçimde elde edilen başarı ya da başarısızlık, tek başına adaylara veya teşkilatlara yüklenemez. Siyasi çalışmalar bir bütün olarak değerlendirilir. Partimiz açısından Milas' ta, hem yerel bazda, hem de genel seçimler bazında rekor kırdık. Muğla ilinde ise en yüksek oyu Milas biz aldık.

7 Haziran sonrası tüm ilçe teşkilatlarından nasıl başarılı oluruz amaçlı Genel Merkezimiz tarafından rapor istendi. Yönetim kurulu olarak 33 maddelik rapor hazırlayarak, biri genel merkeze, biri il başkanlığına gönderdik. Ancak alınan kararlara bakıldığı vakit raporumuzun dikkate alınmadığı görülmüştür. Ayrıca 7 Haziran seçim sonuçlarının açıklanmaya devam ettiği saatlerde Sayın Genel Başkanımız tarafından yapılan değerlendirme hem AKP medyasının ve algı yönetimin, CHP de buna ayak uydurarak, toplumun büyük bir bölümünde HAYIRCI şeklinde algılamaya neden oldu. Oysa seçim meydanlarında hep bunu izah etmeye çalıştık. Genel Başkanımız bilge lider Dr. Devlet Bahçeli’ye hep inandık, güvendik ve seçmene anlattık. Güvenmemizin kanıtı olarak ta 21 Mart 2015 Büyük Kurultayında oy vererek gösterdik.

Nitekim bu algılama 1 Kasım seçim sonuçlarına yansıdı. Meclisteki sandalye sayımız yarı yarıya düştü. 1 Kasım sonrası Kurulan Anayasa Uzlaşma Komisyonunda Anayasanın ilk 4 maddesi değiştirilemez nedeniyle masadan ilk kalkan parti CHP oldu. Oysa ki bu 4 maddenin yanında, Çözüm Sürecinin sonlandırılması, 17/25 Aralık’ın araştırılması ile ilgili 1 Kasım seçimlerinde olmazsa olmazım dediğimiz zaman bize HAYIRCI yaftasını yapıştıran AKP ve CHP politik malzeme olarak kullanmış ve faydalanmıştır. 1 Kasım seçimlerinde bu görüşümüzden dolayı seçmen tarafından cezalandırıldık. Bize göre Anayasa Komisyonundan bu konularla ilgili masadan taviz vermeden kalkacak bir parti var ise bu da MHP olmalıydı.

1 Kasım seçimleri ardından özellikle parti tabanında bir hareketlenme yaşandı. Taban, artık genel başkanlık düzeyinde bir değişimin şart olduğunu açıkça dillendirmeye başladı. Sonrasında ortaya çıkan genel başkan adaylarının girişimleriyle üst kurul delegelerinden kongre için imza toplandı. Bu süreci hepimiz takip ettik, dolayısıyla burada bir kez daha anlatmaya gerek yok. Sonuç olarak kendi ilçemizdeki tabandan da bu konuda yoğun bir baskı ve eleştiriye maruz kaldık. 1 Kasım’da elde edilen başarısız sonucun mutlaka hesabının sorulması gerektiği, Milas ilçe teşkilatı olarak da bizlerinde bu konudaki tavrının net bir şekilde ortaya konulmasını, aksi takdirde yüzlerce üyenin partiden istifa edeceği bizlere defalarca aktarıldı. Bizler her defasında onları sakinleştirmeye, yatıştırmaya, gelişmeleri sükunet içinde takip etmelerini söylediysek de gelinen noktada üyelerimizi daha fazla durduramayacağımızı gördük. Yönetim kurulu olarak kendi aramızda saatler süren tartışmanın ardından büyük kongrede nasıl -bir yol izleneceği konusunda bir oylama yapıldı. Bu oylama gizli olarak yapıldı, sonuçları hemen kamuoyu ile paylaşılmadı. Aradan geçen bir müddet sonra Ramazan paket yardımı konulu düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin gündeme dair soruları arasında genel başkanlık sürecindeki yaşanan gelişmeler soruldu. Ben de ilçe teşkilatı olarak değişimden yana olduğumuzu belirterek, yapılan oylamayı ve sonucunu aktardım. Tabanın değişimden yana olduğunu, değişim içinde Meral Akşener’in açık ara önde olduğunu ifade ettik. Ancak sözümüzün sonunda şunu söyledik. Biz ne Meral Akşener’in adamıyız, ne de Devlet Bahçeli’nin. Biz Davanın Adamıyız diye demeç verdik.

Sonra da üst kurul delegelerimizle birlikte Ankara’daki büyük kurultaya katıldık. Bu tutumumuz gerek il başkanlığı, gerek milletvekilimiz ve gerekse genel merkez düzeyinde ‘ihanet’ olarak algılandı. Hayatım boyunca askerlik de dahi kimseden hakaret işitmemiştim. Ama bir üst kurul delegesi Genel Merkez tarafından basın aracılığı ile işitmediğimiz hakaret kalmadı. Oysa ki hepimiz insanız. Her insan hata yapabilir. Eğer bizler hata yaptık isek, Genel Başkanımız tüm üst kurul delegelerini Ankara’ya çağırarak hata yaptığımızı, doğrusunun bilgi ve belgeleri ile açıklayarak ikna edebilirdi. Olur ya bizler Genel Başkanımız gibi engin düşünceler sahip değiliz. Bilmediğimiz şeyler olabilir. Bizleri hata yaptığımıza ikna etselerdi, dönmesini de bilirdik.

Bizleri görevden almak için zaten bahane arıyorlardı. Son 6 aydan bu yana, yani 2016 Şubat ayından bu yana ilçemize farklı kişiler aracılığı (İsimleri bizde mevcuttur) ile ilçe başkanı arandı. Şimdi sizlere soruyorum, görevde olan bir ilçe teşkilatı varken adam aramaları fitne-fesat olmuyor mu? Bizim moral ve motivasyonumuzun bozulacağını bilmiyorlar mı? Ama biz bunlara kulak tıkadık, çalışmalarımıza devam ettik. Aramıza güya ajanlar soktuklarını zannederek bilgiler aldıklarını zannettiler. Oysa bizde insan sevgisi var. Bizim aramıza soktukları kişileri bizler biliyoruz. Bilsek de bizler onları her zaman kucakladık. Sevgimizi verdik. Yanımızda çalışmalara götürdük. İnandık. Biz kaybetmedik. Onlar kaybetti. Karakterlerini ortaya koydular. Önemli değil biz onları yine seveceğiz.

Sonuç olarak aradıkları bahaneyi KURULTAYA GİTMEK olarak bulmuş oldular. Sonrasını sizlerde biliyorsunuz. Bizimle birlikte Muğla genelindeki 10 ilçe teşkilatı kurultaya gitti, 7’si görevden alındı, 3 ü eli kulağında görevden alınacaklar. Her ne kadar onlar yönetimler feshedildi dese de yapılanlar bir görevden alma operasyonu olup, demokrasi adına çok çirkin ve korkakça bir davranıştır.

Değerli arkadaşlarım. Bugün bu toplantıyı ve açıklamayı yapma ihtiyacı duyduk. Çünkü yeni ilçe teşkilatının atandığını duyurmak için yapılan ve MHP Muğla il başkanı Sayın Mehmet Korkmaz’ın da katıldığı toplantıda yapılan açıklama ile bizler ikinci kez yalan ve iftiralara maruz kaldık. Daha doğrusu toplum gözünde küçük düşürülmeye çalışıldık veya öyle yaptıklarını sanıyorlar. Toplum ve taban her şeyi biliyor. Sayın İl Başkanı diyor ki, ‘Seçimle işbaşına geldiler, çok başarılı işlere imza attılar fakat araya giren fitne-fesat yüzünden 4-5 gruba bölündüler. İşte bu bölünmeyi ortadan kaldırmak, arkadaşlarımızı yeniden kazanmak, bozulan birlik ve beraberliği tesis etmek için yönetim feshedildi.

Bu açıklama son derece talihsiz, asılsız ve bir o kadar da yanlıştır. Oysa İl Başkanımızdan gerçekleri söylemesini veyahut Genel merkezin dediği gibi tüzüğümüzün 34. Maddesine göre Genel Merkezimizce feshedilmiştir demesini beklerdik. En doğrusu ise KURULTAYA KATILMAMIZ VEYA İMZA VERMEMİZ nedeniyle görevden alındığımız söylenebilirdi. O zaman yapmayı düşünmediğim bu basın açıklamasını bugün yapıyor olmazdık. Her şeyden önce yönetim kurulu üyeleri arasında asla bir gruplaşma söz konusu olmamıştır. Aramıza söylendiği gibi fitne-fesat karıştırılmamıştır. Bizim yönetim kurulumuzda farklı düşüncelere sahip olabiliriz. Bir birimize saygı duyarız. Ama yönetimin çoğunluğu esastır. Hiçbir zaman aramızda görüş farklılıkları olmasına rağmen çalışmalarımızı aksatmadık. Bizce Sayın İl başkanımız Mehmet Korkmaz böyle bir açıklamayı yaparak kendileri fitne-fesat karıştırmışlardır. Kısaca bizi neden görevden aldıklarını kamuoyuna, parti tabanına açıklayamayanlar böyle bir yalana başvurmuşlardır. Ancak unutulmamalıdır ki gerçekleri asla örtbas edemezsiniz. Elbet bir gün tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkarlar.

Bizi görevden almakla davadan, bugüne kadar savunduğumuz ilkelerimizden vazgeçiremezler. Bizler yine tüm benliğimizle inandığımız bu kutsal ülkü sevdasına hizmet etmeye devam edeceğiz.

Son olarak bizler partiye kırgın-küskün ya da MHP’li kimliğimizi bir kenara atmış değiliz. Göreve gelen arkadaşlarımıza yürekten başarılar diliyoruz. Çünkü onların başarısı, davamızın başarısı olacaktır. Bizler yine davamızın emrindeyiz. Emrinde olmaya da devam edeceğiz.

Sözlerime Rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in sözleriyle bitirmek istiyorum.

“BECERİKSİZLİKLE İHANET ARASINDA KILDAN İNCE BİR ÇİZGİ VARDIR. BECEREMEDİĞİ HALDE MAKAM MEVKİ İŞGAL ETMEK EN BÜYÜK İHANETTİR.”

Bize güvenerek arkamda çalışan tüm yönetim kurulu üyelerime, kadın kolları başkanıma ve kadın kolları yönetimine, Belediye meclisi üyelerime, Ülkü Ocağı Başkanı ve genç bozkurtlara, delegelerime, üyelerimize, üye olmayıp ta destek veren tüm Milas halkına desteklerinden dolayı sonsuz şükranlarımı bildiriyorum. Görev süremiz boyunca istemeyerek kalbini kırdığımız varsa birisi, şahsım ve yönetimimim adına özür diler, haklarını helal etmelerini dilerim. Bizden yana helal olsun.

Sizleri, tüm dava arkadaşlarımı Yüce Allah’ıma Emanet ediyor, saygı, sevgi ve şükranlarımı sunuyorum.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE….”

Eski İlçe Başkanı Mehmet Çayırlı’nın ardından yönetim kurulu üyesi Mehmet Ali Akbay, Kadın Kolları Koordinatörü Ayşe Tavaslı ve Belediye Meclis Üyesi Kasım Özkan birer konuşma yaparak, yaşanan süreci ve uğradıkları haksızlıkları dile getirdiler. ‘Yönetimin arasına fitne-fesat sokuldu’ yakıştırmasına çok içerlediklerini vurgulayan konuşmacılar, ‘Yıkılmadık ayaktayız’ diyerek, birlik ve beraberlik mesajı verdiler.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500