Advert
Advert
Advert

HER TÜRLÜ DARBEYE KARŞIYIZ…

HER TÜRLÜ DARBEYE KARŞIYIZ…
Bu içerik 864 kez okundu.
Haberin galerisi için tıklayın!

Cumhuriyet Halk Partisi Milas İlçe Teşkilatı tarafından her hafta Salı günü parti binasında düzenlenen buluşma sırasında CHP Milas İlçe Başkanı Suat Özcan, ülkemiz gündemi ile ilgili açıklamalarda bulunurken, ilçemizde uzun yıllar eğitim camiasında hizmet eden ve geçtiğimiz günlerde emekli olan Mehmet Ateş öğretmene de parti rozeti takıldı…

Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, Başkan Yardımcısı Zeynep Mat, belediye meclis üyeleri ve partinin yönetim kurulu üyeleri ile partililerin katılımıyla gerçekleşen buluşma sırasında ilçemizde uzun yıllar öğretmenlik yapan ve emekli olan Mehmet Ateş’e parti rozeti takıldı.

Mehmet Ateş öğretmen ile uzun yıllar birlikte çalıştığını belirten İlçe Başkanı Özcan, “Eğitimin her türlü cilvesini yaşadık, acısını, tatlısını tattık. Tabi bir gün geliyor ve emekli oluyorsunuz. Ama ülkemizin içerisinde bulunduğu durum ve yaşadıklarımız, bizlerin emekli olup da bir köşede oturmasına el vermiyor. Etliye, sütlüye karışmadan bir yaşam tarzı seçmemiz mümkün değil. Mehmet Ateş arkadaşımız da böyle yaptı. Ve artık üyeliğimizin fiiliyattan resmiyete dökülmesi için adım atıldı. Ben kendisini emekliliğinden dolayı kutluyor, bundan sonraki yaşamımızda sağlık mutluluk ve başarılar diliyorum. CHP ülke demokrasisi için sürekli mücadele veren bir partidir. Kendisi artık bu partinin mensubu olacak” dedi.

Çok da iyi bir CHP’li…

Ateş’in partiye katılımının kendisini çok mutlu ettiğini belirten Başkan Tokat ise, “Çok sevindiğim ve heyecanlandığım bir gün oldu. Mehmet Ateş ile birlikte uzun zamandan beri parti adına çalışıyorduk. Değerli bir arkadaşımızı kazandık. Kendisini çok uzun yıllardan beri tanıyorum. Kendisi çok iyi bir dost, idareci, öğretmen ve sendikacı. Çok da iyi bir CHP’li. Bizlerin her türlü çalışmasında gönüldaşımızdı. Biz de mümkün olduğunca onu kendi çalışma alanında yalnız bırakmamaya çalıştık. Partimiz iyi bir üye daha kazanmış oldu. Üyelerimize, gençlerimize çok önemli katkıları olacaktır. Hem partimize hem kendisine hayırlı olsun” dedi.

İnşallah katkımız olacak…

Çok küçük yaşlardan beri kalbinde büyüttüğü CHP’nin artık rozetini yakasında taşıyacağını belirten Ateş ise “bürokrasiyle işimiz artık bitti. Bundan sonra CHP’nin resmi bir üyesi olmaktan mutluluk duyacağım. İnşallah partimizin çalışmalarına katkılarımız olur” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından Ateş’e rozeti Belediye Başkanı Tokat ve İlçe Başkanı Özcan tarafından takıldı.

Darbe girişimi oldu, bitti diyerek geçiştirilecek bir konu değil…

Rozet törenin ardından partililere yönelik darbe girişimi ve sonrasını değerlendiren bir konuşma yapan İlçe Başkanı Özcan, “15 – 16 Temmuz gecesi, bugünlerde bizleri oldukça bunaltan yaz sıcaklarından da sıcak bir geceydi. Ülkemizin kuruluşu cumhuriyet ve değerleri parlamenter sistem ve demokrasiye karşı askerin içerisinde yuvalanmış, örgütlenmiş, milli eğitim, yargı, üniversiteler, medyadan destek almış bir örgütlenmenin ülke idaresini ele geçirme amaçlı bir darbe girişimini yaşadık. İlk saatlerden itibaren genel başkanımız bir açıklama yaparak her türlü darbeye karşı olduğumuzu ve demokrasiye sahip çıktığımızı söylemiş, demokrasi tarafının darbe girişimlerine karşı yapacağı her türlü eylem ve harekete destek vereceğini açıklamıştı. Darbe girişimi oldu, bitti diyerek geçiştirilecek bir konu değil bu.  Yıllardır askerin, polisin, milli eğitimin, üniversitelerin, öğrenci yurtlarının içerisinde örgütlenmiş, yuvalanmış olanlar darbe girişiminde bulundular. Geçmişten gelen iktidarların desteği ve zafiyeti bulunmakta. Bugünlerde de aynı durum söz konusu. Toplumun kamplara ayrılması, gergin ve nefret dolu söylemler, istihbarat alanındaki yetersizlik ve ekonomik sıkıntılar, uluslararası sıkıntılar, darbe girişimine doğru hızla gidilen unsurlar olmuştur. Yani ülkemizin yönetilmesinin hemen hemen zayıf olduğu durumlarda darbe girişimleri yaşanmıştır. Bundan sonraki süreç daha önemlidir. Toplumu birleştirici ve bütünleştirici, liyakat sistemini ön plana çıkaran, devlet kademelerinde bulunanların bilgi, becerilerine bakarak işe alınmaları, yükseltilmeleri göz önünde bulundurulmalıdır. Biz bunları yeni yeni söylemiyoruz. Sürekli dile getirdiğimiz şeyler” dedi.

Cumhuriyetin tehlikeye girmemesi için…

Bir bütün olarak, tüm dünyanın duyabilmesi için taksimde demokrasi mitingi düzenlendiğini hatırlatan Özcan, “Ülkemizin her yerinden partililerimiz ve belediye başkanlarımız ve milletvekillerimiz bu mitinge katıldı. Demokrasi ve cumhuriyete sahip çıkıldığını, çıkılacağını ve bundan sonraki süreçte demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini, güçlendirilmesinin nasıl yapılacağı taksim manifestosuyla bir kez daha haykırıldı. Ben buraya katılan herkese teşekkür ediyorum ve kutluyorum. Ülkemizin ihtiyacı olduğu bir durumdu bu. Cumhuriyeti korumak, yaşamasını sağlamak yetmiyor. Cumhuriyetin tehlikeye girmemesi için demokrasinin güçlenmesi ve oturması gerekiyor. Bu da demokratik örgütlenme, adalet, hukuk, yargı, medya bağımsızlığından geçiyor. Biz her türlü askeri ve sivil darbeye karşıyız” dedi.

Savunmaya devam edeceğiz…

Yaşanan darbe girişiminden sonra ülkemiz genelinde OHAL ilan edildiğini de belirten Özcan, “inşallah belirlenen bu süreç fazla uzatılmaz ve demokratik sisteme yeniden geri döneriz. Bu ülkenin değerlerini dün savunduk, bugün savunuyoruz, yarın da savunmaya devam edeceğiz. Daha güzel bir ülke, daha demokrat bir ülke, daha refah bir ülke temenni ediyoruz” dedi ve konuşmasını Taksim Manifestosunu okuyarak sonlandırdı.

CHP tarafından yayınlanan ve parti binasında partililerle de Özcan tarafından paylaşılan 10 maddelik Taksim Manifestosu şöyle:

1- 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış ama bombalar altında parlamento darbeyi püskürtmüştür. Bu girişimin sorumlularını kınıyor ve lanetliyoruz.

2- Bütün siyasal partiler darbe girişimine karşı çıkmış, demokrasi konusunda Türkiye'de tartışmasız bir ortak payda oluşmuştur.

3- Her türlü darbeye karşı çıkmak tüm demokratların demokrasiden yana olanların bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe, ne dikta, yaşasın tam demokrasi demeliyiz.

4- Darbe girişimi, halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam kazanmıştır.

5- Demokrasimizin teminatı olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır.

6- Bu darbe girişimi anayasada, yasama, yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin, demokrasideki denetleme işlevinin güvencesi olduğunu ortaya koymuştur.

7- Balyoz, ergenekon gibi davalarda mağdur edilen insanların itibarlarının iadesi bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.

8- Girişim, devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini ortaya koymuştur. Devletin yapılanmasında, bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz.

9- İnancı, kimliği, yaşam tarzı ne olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları, bu ülkenin meydanlarında özgürce gezebilmelidir. 15 Temmuz darbe girişimi, 3. sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları özgürlükçü demokrasiye layıktır. Türkiye darbe hukukundan arınmalıdır.

10- Devlet kinle, öfkeyle, ön yargıya yönetilmez. Girişimde bulunanlar, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak yargılanmalıdır. İşkence, kötü muamele, tehdit, devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500