Advert
Advert
Advert

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE KANUNU TBMM’DE…

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE KANUNU TBMM’DE…
Bu içerik 985 kez okundu.
Haberin galerisi için tıklayın!

MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, CHP Grubunun önerisi üzerine Meclis gündemine getirilen Büyükşehir Belediye Kanunu hakkında TBMM’de bir konuşma yaptı. Konuşmasında söz konusu kanunun TBMM’ye getirildiği günlerde İçişleri Komisyonu Üyesi olduğunu anımsatan Erdoğan yaptıkları uyarıların dikkate alınmamasını ve yaşanan sıkıntıların görmezden gelinmesini eleştirdi.

MHP’nin sadece komisyonlarda yapılan görüşmelerde, Büyükşehir Belediye Kanununun yanlışlarına dikkat çekmek için yapmış olduğu uyarıların tutanaklara 800 sayfa olarak yansıdığını dile getiren Erdoğan;  “O zaman biz bu kanunla ilgili olarak masal okumadık, ciddi eleştiriler ve öneriler getirdik, iktidarı uyardık” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hep uyardık, hep haklı çıktık!”

“Bu düzenleme, fikrî ve fiziki ayrışmayı tetikleyecektir dedik, bugün maalesef haklı çıktık. Bu düzenleme merkezî kontrol ve üniter devlet yapısını zedeleyecektir dedik, maalesef haklı çıktık. Bu düzenleme Türk idari sisteminin ilke ve esaslarına aykırıdır dedik, bunda haklıyız çünkü idarenin birliği, bütünlüğü ilkesi ortadan kalkmıştır. İşte, biraz önce konuşan hatibin de söylediği gibi, bir ilde özel idare vardır, bir ilde yoktur. Büyükşehir belediye sınırlarının il sınırlarına çekilmesi, fiilen bölgesel yönetimin başlamasına sebep olacaktır dedik, haklı çıktık. Bölücü terör hortlayacak, sivil uzantıları daha da şımaracak, özyönetim, otonomi ve bölünme heveslileri alanlarını genişletecektir dedik, haklı çıktık. Bu büyükşehir yasası, İmralı ve Kandil'in taleplerini karşılamaktadır dedik, haklı çıktık. Önce bombalar yerleştirildi, üstüne asfaltlar döküldü, sonra istendiği zaman askerimiz, polisimiz geçerken de patlatıldı. Her şey bir tarafa, bu düzenleme kontrol edilemeyecek yerel otoritelerin zuhur etmesine sebep olacaktır dedik, haklı çıktık.”

Konuşmasında daha sonra ‘kapatılan tüzel kişilikler’e de dikkat çeken Erdoğan şunları söyledi. “Özel İdareler kapatıldı, bir gecede bir kanunla 16 bin 82 köy tüzelkişiliği kaldırıldı ve nüfusu 2 binin altındaki belediyeler ve büyükşehir sınırı içindeki bütün belde belediyeleri kaldırıldı, kapatıldı. Başta içme suyu fiyatları olmak üzere birçok hizmet vatandaşa daha pahalı sunulmaktadır. Dünyada eşi benzeri görülmemiş şekilde, 16 bin 82 köyde yaşayan köylüler -bunlar halâ köylü olarak üretmektedir, halâ köylü olarak hayatlarını idame ettirmektedir, düğün, dernek, bayram, iyi kötü günde beraber olan insanlardır- bir anda kanunla şehirli yapıldılar ve o beş senenin dolduğu günden itibaren şehirli olmanın emlak vergisi, su parası vesaire gibi bütün külfetleri de bunların sırtına binecektir.

O köy kültürü, dolayısıyla Türk kültürünün en iyi yaşadığı o köylerimiz yok olup, tarihe karışıp, kaybolup gidecektir. O köylüye yüklenen yükler de beş senenin dolmasından sonra, hitamından sonra köyde insanları yaşayamaz hâle, üretim yapamaz hâle getirecektir.

Yine, köylünün asırlardır sahiplendiği ortak malları, harman yerleri, köy meydanları, köy konakları, köy çeşmeleri yağma Hasan'ın böreği olmuş, haraç mezat satışa sunulmuştur.

İl içi yolcu taşıma sektöründe hizmet veren minibüsçüler ile belediyeler karşı karşıya gelmiş ve bu sektörden ekmek yiyen insanlar perişan olmuştur.

Hangi idari bütünlük?

Muğla gibi dünyanın gözünün üstünde olduğu ilimizde AKP'nin dayattığı Büyükşehir Yasası'nın doğurduğu sorunlar gün geçtikte içinden çıkılmaz bir hâle gelmektedir.

Yetki karmaşası; işte, vatandaşın bir kısmı yetki halâ valide, özel idarede diye valiye gidiyor, bir kısmı ilçe belediyesine gidiyor, bir kısmı halâ muhtara gidiyor ama işin tabii ki yetkilisi kim? Arayıp sorup öğreninceye kadar zaman geçiyor. Mesela, imar konusunda bütünlük sağlanacak. Muğla'da şimdi imar konusunda büyükşehrin yetkisi var, ilçe belediyesinin yetkisi var, ÖÇK'nın yetkisi var, TOKİ'nin yetkisi var, Kıyı Kanunu'ndan kaynaklanan yetkiler var, o zaman bu bütünlük nasıl sağlanacak? Onu da birisi bize anlatsın.”

İdari kaos yaşanıyor!

İdari tecrübesizlik, yeni oluşan birimlerin çalışma konusu ayrı bir konu. Gene aynı partiden olmasına rağmen il büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyeleri arasında bile maalesef koordinasyonun sağlanmasında sıkıntılar yaşanmaktadır. İlçe belediyelerinin konumu büyükşehir belediyesinin çöp toplama şubesine döndü. Niye? Adamların kaynakları yok, onlara yeteri kadar kaynak maalesef kanunda öngörülmedi. Gene kendi görev alanlarında olmasına rağmen ilçe belediye başkanları paraları pulları olmadığı için kendilerine tevdi edilen görevlerin çoğunu yapamıyor. İktidar da bu konunun farkında ve bu konuda birtakım değişiklik hazırlıklarının yapıldığını da görmekteyiz.

Saraydan size verilen talimat neyse onu savunacaksınız…

Tabii, biraz önce konuşan hatibe de cevap olması bakımından bunu da söylemek istiyorum. Muhtemelen önümüzdeki günlerde iktidar partisi buraya bir kanun değişikliği getirecek. O gün, bugün burada söylenenleri hepinize tekrar hatırlatacağız ama bugün söylediklerinizin arkasında durabilmeyi hepinize tavsiye ediyorum çünkü hiçbiriniz o gün, bugün söylediklerinizi yapamayacaksınız, saraydan size verilen talimat neyse onun arkasında duracaksanız, ona tevil getirmeye çalışacaksınız.

Yine, nüfusa göre pay dağıtımı turizmin yoğun olduğu Muğla gibi iller açısından bir eşitsizlik oluşturmaktadır. Muğla Büyükşehir Belediyesi 900 bin nüfusa göre pay almakta ama yıl ortalamasına baktığımızda yaklaşık 2 katına hizmet vermektedir. Bu da ayrı bir haksızlıktır.

Yine, büyük şirketlerin vergi merkezleri de büyükşehirler olduğu için, Muğla gibi, Anadolu'daki büyükşehir statüsündeki iller kendilerinin vergi gelirlerinin alacağı paydan daha az almakta, İstanbul, Ankara gibi büyükşehirler bu payların daha fazlasını almaktadır.

Yerinden Yönetim ilkesi kaybolmuştur!

Yine, yerinden yönetim ilkesi yok olmuştur. Eskiden köylünün muhatabı muhtardı. Beldede belediye başkanı vardı, ilçede belediye başkanı vardı. İl genel meclisi vardı. Şimdi bütün bunların yerine bir tek büyükşehir belediye başkanı var. Bulabilirsen derdini anlat.

Yani, gene bu belediye sayısıyla ilgili de küçük bir örnek olması için hatırlatmada bulunmak istiyorum: Fransa'nın yüzölçümü de nüfusu da bizden az ama Fransa'da 36 bin 500 belediye var, bizde bu belediye sayısı bin 400'ün altına düştü. Hani her şey ölçekten anlatılıyor. Yani, Ankara'da elbette ki Kızılay'ın, Çankaya'nın, işte neyse, Çankaya, Mamak, Altındağ, bu ilçelerin sınırının nerede başlayıp nerede bittiğini yollar belirliyor, bunların büyükşehir sınırları içinde olmasını kimse tartışmıyor ama Nallıhan'ın bilmem ne köyünün de büyükşehir kapsamına alınmasını, oradaki içme suyunun da Ankara şebekesine bağlanmasını zaten fiilen de mümkün kılmamaktadır.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Aydın CAN     0000-00-00 Sn vekilim Büyükşehir Bld ile anlaşmalı Ticari Minibüs esnafları bedava taşımak zorunda kaldıkları insanların çok olmasından dolayı kazanç sağlayamadıklarını ifade etmektedirler. Bu konunun çözümü için ucuz mazot talepleri bulunmaktadır.Gereğinin yapılmasını arz/rica etmektedirler.