Advert
Advert
Advert

NİKAH KIYMA YETKİSİNE CHP'Lİ KADINLARDAN TEPKİ…

NİKAH KIYMA YETKİSİNE CHP'Lİ KADINLARDAN TEPKİ…
Bu içerik 2152 kez okundu.
Haberin galerisi için tıklayın!

CHP Milas İlçe Kadın Kolları üyeleri, il ve ilçe müftüleri ile mahalleye dönüştürülen köylerin muhtarlarına nikah kıyma yetkisi verilmek istenmesini eleştirdi…

CHP Milas İlçe Kadın Kolları tarafından parti binasında basın açıklaması yapıldı. CHP Milas İlçe Başkanı Suat Özcan ve İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Çöllüoğlu’nun da katılımıyla gerçekleşen basın açıklaması öncesinde ülkemizde yaşanan terör olaylarıyla ilgili kısa bir değerlendirme yapan CHP Milas İlçe Kadın Kolları Başkanı Berrin Naz “Öncelikle ülkemizin ve insanlığın başı sağ olsun Atatürk Havaalanı’ndaki saldırıda, hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileriz. Bu topraklarda her türlü teröre karşı olduğumuzu bir kez daha dile getiriyoruz. Terörü bitiremeyenler, gençleri, akademisyenleri, öğrencileri, kadınları kendine düşman görenler, 8 Mart’ta kadınları saçından sürükleyenler, gazetecileri, kadınları hapse atanlar, ama IŞİD’lileri, Ebu Hanzala’yı tahliye edenler hiç yapılacak iş kalmamış gibi bir de nikâhı kimin kıyacağı ile uğraşmaya başladılar” dedi.

Neden rahatsız oldunuz…

Kadını öncelemeyen zihniyetin, kadınların ve çocukların haklarını yok saydığına dikkat çeken Naz şöyle devam etti:

“Sıcak aile söylemi altında sosyal hayatı dini referanslara göre dizayn etmeyi kendisine görev ediniyor.  CHP’li kadınlar olarak sormak istiyoruz: Türkiye’nin tek sorunu muhtarlara ve müftülere nikâh kıyma yetkisinin verilmesi midir? Nitekim tüm bu olanlar artık bizi şaşırtmıyor! Onlar hepimize düşman! Onlar kadına düşman! Onlar laikliğe düşman! Kadınlar nikâh kıydırmak istediklerinde nikâh memuruna mı ulaşamamışlardır? Kadınların en önemli sorunu evlenme akdinin müftü ve muhtarlar aracılığıyla çözüme kavuşturulmaması mıdır? Kadınlar ölüyorken, öldürülüyorken, tecavüze uğruyorken, yoksulluk içindeyken, borç batağındayken, emekli olamıyorken, çalışma hakları ellerinden alınıyor, yaşama hakları gasp ediliyorken soruyoruz. Medeni kanunun kadınlara verdiği haklardan neden rahatsız oldunuz! Kaldı ki müftülerin görev tanımı ile yakından uzaktan ilgisi olmayan bu söylem Türkiye’nin tek din esaslı yönetilmesi amacının önemli bir ifadesi, gericiliğe bu topraklarda yer açılması gayretinin bir göstergesidir. Bunun yanında imamlara verilecek resmi nikâh kıyma yetkisi, medeni haklar açısından yapılacak bütüncül değişikliklerin ilk adımıdır ve bu yolla sosyal hayatın dini kurallara göre yeniden dizayn edilmesi projesi kuşkusuz ki en fazla kadınları ve kız çocuklarını etkileyecektir.

Müftülerin nikâh kıyması; resmi nikâhın ‘tercih’ haline getirilerek, imam nikâhını tekleştirmeye özendirecek uygulamalara, evlilik yaşının Medeni Kanun yok sayılarak daha düşürülmesine, bunun sonucunda erken yaşta ve zorla evliliklerin daha da artmasına, özellikle küçük yerlerde akraba evliliklerinin fazlalaşmasına, çocuk gelinlerin artmasına, kadını kolaylıkla evlendirmeye, eve kapatmaya, gereken yaşta özgür iradesiyle eş seçimini engellemeye, kadınların evlilik, miras ve boşanma gibi hakları açısından güvencesiz bırakılmasına, kadını yok sayarak aile içerisinde sadece bir figüre indirgemeye yol açacak. Aynı zamanda böylesi bir düzenleme inanan ve inanmayan özgürlüğü bakımından tek bir mezhebin din adamlarına verilecek yetki anayasal bir hakkı da ortadan kaldıracaktır.

Kısaca; bu uygulama kadını eşit vatandaşlık haklarından mahrum etme uygulamasıdır. Bizler bu zihniyeti çok iyi biliyoruz.  ‘Devrim’ olarak nitelenen bu söylem, AKP’nin gerici, kadın düşmanı zihniyetinin ve toplumu dini kurallara göre yeniden dizayn etme projesinin bir parçasıdır.

Biz tüm bu olanlara artık şaşırmıyoruz! 14 yıldır her gün bir yenisini ekliyorlar! Ama alışmayacağız! Kadını yok sayan, kadını eve hapseden, kadını köle yapan bu zihniyetin karşısında dimdik duracağız!

Biz Atatürk devrimlerinin uygulayıcısı kadınlar olarak kadınlara yönelen her türlü ‘kapatma sistemi’nin, eve hapsetmenin, kadını toplumdan dışlayan her tür uygulamanın karşısında olduğumuzu ve AKP’nin karanlığına karşı aydınlık mücadelemize devam edeceğimizi bir kez daha duyuruyoruz.

Cumhuriyet’i dişiyle tırnağıyla var etmiş tüm kadınların mücadele azmiyle de direnmeye devam edeceğiz. Kadınlar direnişin ön saflarındadır ve biliyoruz ki bugün AKP’nin en büyük korkusu direnen, mücadele eden kadınlardır!”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500