Advert
Advert
Advert

“Sevgililer Günü”nde Türkiye-Suudi Arabistan Aşkının Maliyeti

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz Pazar günü tüm dünyada kutlanan, kökenleri Roma Katolik Kilisesi’nin inanışına göre din adamı Aziz Valentin onuruna  Papa Gelasius tarafından kutlama günü  olarak ilan edildiği 14 Şubat 496 tarihine kadar uzanan, hakkında birçok farklı tarihi olay olduğu iddia edilen günümüzde ise kapitalizmin şemsiyesi altında piyasanın mümkün olan en iyi şekilde faydalandığı bir gün “Sevgililer Günü”

“Sevgililer Günü”nde Türkiye-Suudi Arabistan Aşkının Maliyeti
Bu içerik 577 kez okundu.
Bildiğiniz gibi geçtiğimiz Pazar günü tüm dünyada kutlanan, kökenleri Roma Katolik Kilisesi’nin inanışına göre din adamı Aziz Valentin onuruna  Papa Gelasius tarafından kutlama günü  olarak ilan edildiği 14 Şubat 496 tarihine kadar uzanan, hakkında birçok farklı tarihi olay olduğu iddia edilen günümüzde ise kapitalizmin şemsiyesi altında piyasanın mümkün olan en iyi şekilde faydalandığı bir gün “Sevgililer Günü”. Son cümledeki eleştirimi saklı tutarak söylemek isterim aslında güzel ve keyifli geçmesi tamamen sizin elinizde olan bir gün. Yoksa sevdiğinize ufak bir hediye alıp, beraber vakit geçirmenin kimseye bir zararı olmaz. Sevmek-sevilmek aşık olmak harika duygular ama bu duyguların “harika” olabilmesi sadece tek taraflı olabilecek bir durum değil. “Aşk” gibi bir duyguda mantık aramak mümkünlüğü olası olmayan bir durum; bu yüzden bazı aşklar kimilerinin kabusu olabilmekte. Gönül bu. İşte bu matnıksız aşka vereceğim örnek başlıktan da anlayacağınız üzere Suriye kriziyle birlikte ortaya çıkan ve her geçen daha tutkulu bir hal alan Türkiye-Suudi Arabistan aşkı. Suriye’de süren savaşın maliyeti başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin 10 yıllar boyunca müzdarip olacağı maliyetlerin yaşanacağı bir hal aldı. Münih’te düzenlenen konferansın ardından ülkeye dönerken Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamalarından anladığım ise ülkemizi yönetenler bu maliyetleri ya öngöremiyorlar ya da aşk gözlerini kör etmiş durumda. Sayın Çavuşoğlu’ndan  aynen aktarıyorum: “Suudi askerlerin Türkiye üzerinden geçmesi bir temenni, planlanmış bir şey değil. Suudi Arabistan’la Suriye’de aynı düşünüyoruz. Askeri ve savunma sanayii alanında çok işbirliğimiz var…. Suudi Arabistan Türkiye’ye uçak gönderiyor. Üslerde keşif çalışması da yaptılar. Uçaklar İncirlik’e gelecek. Sayısı henüz belli değil”… Yukarıdaki açıklamalara baktığımızda Türkiye kapasitesinin dışında attığı adımlarla hiç bir şekilde müdahil olamadığı Suriye’de çözüm ve çıkar masasına savaşarak girmeyi, bunu da Suudi Arabistan’la birlikte yapmayı kafaya koymuş durumda. Dış siyasi maliyetleri yanında böyle bir savaşın Türkiye iç siyasetine maliyetlerini karar alıcı konumdaki kimse hesaplamıyor. Rusya Suriye’de uluslararası hukuktan yoksun şekilde yapılacak her türlü harekata karşı koyacağını açıkladığına göre ülkeyi göz göre göre bir kaosa ve savaşa sokmak ancak “aşk gözü kör eder” sözünü hatılatıyor. Türkiye-Suudi Arabistan aşkının maliyeti Türkiye’nin karşılayabileceği bir maliyet olmaktan çok uzak. Siyasetiyle ya da ekonomisyle böyle bir savaşa dahil olmak Türkiye’nin geleceğinden çalınmış on yıllar demektir. Uluslararası ilişkileri popülizmden uzak tutacak denge mekanizmalarının geçtiğimiz 14 yılda Türkiye siyaset-hukuk sisteminden çıkmasının sonuçlarını görüyoruz. Umarım en kısa zamanda aklı selim galip gelir. Savaştan uzak, nice “Sevgililer Günü” dilerim. İyi haftalar.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500