Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert

MUTLU OLMAK SENİNDE HAKKIN !..

Mutluluk ne yüce bir kavram, Anlatılmaz, yaşanır

MUTLU OLMAK SENİNDE HAKKIN !..
Bu içerik 570 kez okundu.
Mutluluk ne yüce bir kavram, Anlatılmaz, yaşanır. Evet çocuklarımızın mutluluğundan bahsetmek istiyorum. Bu dünyaya kendi istekleri ile gelmedikleri, Ebeveynlerinin isteği anne ve babalarının istedikleri için dünyaya geldiklerine göre onları mutlu etmek, mutlu kılmakta da biz ebeveynlerin görevleri içinde olduğunu düşünüyorum. Çocukların en büyük gıdaları beslenme, temiz bir doğa ve onları en çok mutlu eden de paylaştıkları dünyada arkadaşları ile yaş guruplarına göre oyunlarını oynamaktır. Belki beslenmeyi iyi ya da kötü başarabilmekteyiz. Ancak bu gün yoksulluk ve ilkelliği hale yaşamakta olan uzak doğu ve Afrika ülkelerinde milyonlarca çocuk ölmekte. Ya temiz doğa, Yaşanabilinir bir doğa, İşte bu noktada insanlık sınıfta kalmış vaziyette, Soluduğu havasını, Beslendiği gıdasını, Doğduğu günden beri içinde yaşama savaşı verdiği atmosferinin kirliliği kimin eseridir? Elbet biz ebeveynlerinin yani biz anne-babalarının suçudur. Teknoloji adına sırf sermaye ve para hırsı uğruna yok ettiğimiz doğamızın yarın çocuklarımıza gerekli olduğunun bilincini unutarak, Yok etme yarışını hala devam etmekteyiz. Bırakalım dünyamızı, Kendi ülkemizi göz gezdirmemiz yeterli olacaktır sanırım. Enerji elde etme adına nehirlerimizi, akarsularımızı yok etme yarışı içindeyiz, Halbuki alternatif enerji yatakları hiç mi akıllarına gelmiyor bizi yönetenlerin, Ülkemin 365 gününün neredeyse 300 gününde güneşin güler yüzü aydınlatmakta ülkemi, Anadolu’mu, Gezdim gördüm, beğenmediğimiz küçük gördüğümüz komşu Yunanistan’ın köylerinde neredeyse her evin bahçesinde güneş pilleri ile elektrik üretilmekte hatta ihtiyaç fazlası devlete satılmakta, bizde niye yok? Sormak gerekmez mi? Çocuklarımızın bize açacakları doğamızı yok ettiniz davaların başında bu gelmeli. Çocuklarımız modern hapishanelerde yaşatmaktayız, Bakıcılarla ev hapsi, TV’lerde çocuk dizileri, internet çocuk oyunlara mahkum ederek, Yuva projeleri ile kreş projeleri ile modern tutuk evleri, Apartman dairelerinde açılan ilköğretim okulları, orta öğretim okulları ve hatta yüksek öğretim okulları adı altında özel tutuk evlerinde yetiştirmekteyiz. Çocukların özgürce ortak yaşadıkları, oynadıkları kendi dünyalarını paylaştıkları ortamlarını yok ederek, Teknoloji kılıfı adına, modernize etmek adına, ceza ve tutukevi modeli yuvalar, okullar ticarethaneleri dayatılarak uygulanmaktadır. Bu mudur çocuklarımızın yetiştirilmesi ve oyun hakları, Belki pek sağlıklı değildi ama sokaklarda arkadaşlarımızla oynayarak büyüdük bizler ama özgürce. Şimdi nerede o sokaklar, yürümeye bile yer yok araç, otomobil teröründen. İyi de kreşler, anaokulları, eğitim yuvalarımız niçin bahçeli, oyun parklı yerlere yapılmaz? Musmutlu çocuklarımızı yetiştirerek hayata kazandırmak bizim ellerimizde, 3-4 hatta 5 çocuk isterken koşulları hiç düşündük mü? Ben çocuk olsam böyle yerlerde yetişmek ister miyim diye. Hiç düşündünüz mü? Ey sayın yöneticiler sizler böyle hapishane modeli yerlerde mi büyüdünüz? Başınızı ellerinizin arasına alında bir düşünün bakalım, Mutluluğun çocuklarımızın da hakkı olduğunu unutmadan, Çocuklarımızı ROBOT gibi yetiştirmekten vaaz geçelim.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500