Advert
Advert
Advert

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI, NE YAPMAK İSTİYOR?

Son günlerde, Diyanet İşleri Başkanlığı, açıklamalarıyla gündem oluşturuyor ve toplumda ayrımcılığı körükleyen bir eğilim ve davranışın sahibi olarak görünüyor

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI, NE YAPMAK İSTİYOR?
Bu içerik 682 kez okundu.
Son günlerde, Diyanet İşleri Başkanlığı, açıklamalarıyla gündem oluşturuyor ve toplumda ayrımcılığı körükleyen bir eğilim ve davranışın sahibi olarak görünüyor. Önce, “Cemevleri kırmızı çizgimizdir” denildi, sonra da, “Müslüman olmayanla evlenilmez” biçiminde bir açıklama yapıldı… Diyanet’in yapmak istediği, açık bir ayrımcılık mı yoksa “Sünnilik” lehine bir toplum mühendisliği mi? Bu ülke, mezhep ayrımcılığından ve mezhep çatışmalarından dolayı çok ağır bedeller ödedi. 12 Eylül 1980 öncesinde Çorum ve Kahramanmaraş Alevi soykırımları henüz unutulmadı. Zaman zaman Alevi yurttaşlarımızın evlerinin işaretlenerek, hedef gösterilmeleri de hafızalarda tazeliğini koruyor. Sınırlarımız dışında ve komşularımızda mezhepçilikten dolayı İŞİD’in yaptığı toplu katliamlar gözlerimizin önünde. Ortadoğu’daki mezhepçilikten kaynaklanan çatışmalar, her tarafı kasıp kavuruyor. Müslümanlık barış dini ve dili olması gerekirken; bugünkü Ortadoğu coğrafyasında, Allah adına, birbirini boğazlayanların dini görünümünde sanki… Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in, “Cemevlerinin caminin alternatifi gösterilmesi kırmızı çizgimizdir” şeklindeki sözleri tartışma yaratırken, Diyanet’in internet sitesinin ‘Fetvalar’ bölümünde , “Alevi olan kişiyle evlilik caiz midir?” sorusuna, “Müslüman olanla evlenilir, olmayanla evlenilmez” yanıtı veriliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesinde, önce “Alevilik nedir” sorusuna yanıt aranıyor. Fetvada, “Alevilik, X. yüzyıldan itibaren, İslam’ı kabul etmeye başlayan göçebe ve yarı göçebe oymakların, bu yeni dinle birlikte önceki inanç ve geleneklerini bir biçimde bağdaştırdıkları, sonraki dönemde bünyeye bazı Hurufi ve Şii unsurların katıldığı; “Hak-Muhammed-Ali” anlayışına dayalı, yol mensubunun, dört kapı-kırk makam ile “insan-ı kamil” olacağını benimseyen; Batıni, tasavvufi özellikleri öne çıkan sosyo-kültürel bir yapıdır” tanımı yapılıyor. Kendileriyle evlenilmesi caiz olmayan kişilerin ayet ve hadislerde belirtildiği, bunların dışında kalanlarla evlenmenin helal olduğunun savunulduğu fetvada, “İslam’a göre Müslüman bir kadın ancak Müslüman bir erkekle evlenebilir. Allah’a, Hz. Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna, onun ümmetine tebliğ edip hayatında uyguladığı dini hükümlere inanan ve bunları kabul eden herkes Müslüman’dır. Bu itibarla evlenirken aranan nokta, kişinin Müslüman olup olmadığının tespitidir. Müslüman olanla evlenilir, olmayanla evlenilmez” denildi. (Cumhuriyet, 4 0cak 2016) Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Milas Şubesi Başkanı Akif Özbilge, “Diyanet İşleri Başkanlığı 2016 yılının ilk günlerinden itibaren skandal açıklamalarıyla tartışma yaratmıştır. Verdiği fetvalarda Alevileri hedef almaktadır. Alevilerin İslam dışı ve inançsız olduğunu ima etmektedir. Hak-Muhammed-Ali yolunu benimseyen ve inanan Aleviler, bu tür tanımlamaları reddetmektedir: ‘Alevilerle evlenilir mi?’ sorusuna verilen cevapta, ‘Müslüman olmayanlarla evlenilmez’ denilerek, bir anlamda Alevilerin İslam dışı, dolayısıyla inançsız olduğunu ima etmektedir” dedi. (habermilas.com) Diyanet son zamanlarda, ilginç fetvalar yayınladı; nişanlıyken el ele tutuşmayın, baba-kız şehvet durumu, Cemevleri kırmızı çizgimiz, Müslüman olmayanla evlenilmez gibi… Tüm bunlar, “Diyanet, topluma yön verme gibi bir toplum mühendisliği hizmetine mi soyundu?”, sorusunu akla getiriyor. Diyanet, toplum mühendisliği yapma yerine, kendi dini görevlerini yerine getirmesi, barış dilini kullanması ve toplumu kaynaştırıcı bir rol üstlenmesi daha doğru bir tavır olacaktır!
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500